“BESLEMELERLE YARGIDA HESAPLAŞACAĞIZ”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, şahsı ve şirketleri hakkında bazı yayın organlarında yer alan haberlere sert tepki gösterdi.

Haber Giriş Tarihi: 22.06.2026 18:03
Haber Güncellenme Tarihi: 22.06.2026 18:03

Hakkındaki iddiaların tamamen yalan, yanlış, çarpıtılmış ve dezenformasyon amaçlı olduğunu belirten Şanlıtürk, hukuki sürecin başlatıldığını açıkladı. “Ben önce lafa bakarım; laf mı, sonra adama bakarım; adam mı!” sözleriyle açıklamasına başlayan Şanlıtürk, şirket avukatlarının adli merciler, Basın İlan Kurumu ve RTÜK nezdinde gerekli başvuruları yaptığını belirterek, “Konu tamamen yargıya intikal etmiştir. Hukuki süreç titizlikle takip edilmektedir” dedi. Son dönemde özellikle Akyazı sahilinin imara açılması konusunu gündeme taşımalarının ardından hedef haline getirildiklerini savunan Şanlıtürk, bazı sözde yayın organları üzerinden şahsı ve şirketlerine yönelik karalama kampanyası yürütüldüğünü ileri sürdü. 30 yılı aşkın süredir Ordu’da ticaret yaptıklarını ifade eden Şanlıtürk, inşaat malzemeleri satışından konut üretimine, gıda dağıtımından sigortacılık ve turizme kadar birçok sektörde faaliyet gösterdiklerini belirtti. Yürüttükleri tüm ticari faaliyetleri hakkaniyet ve hukuk çerçevesinde sürdürdüklerini dile getiren Şanlıtürk, ortaya atılan iddiaların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Kamuoyunda gündeme getirilen beton iddialarına da ayrıntılı şekilde cevap veren Şanlıtürk, Ordu’da faaliyet gösteren beton üreticilerinden biri olduklarını belirterek, söz konusu inşaatta kullanılan betonun laboratuvar kayıtlarının mevcut olduğunu ifade etti. Gönderilen betonun büyük bölümünün talep edilen C30 sınıfının üzerinde, C35 dayanımında çıktığını belirten Şanlıtürk, bazı numunelerde farklı sonuçlar görülmesi üzerine karot incelemeleri yapıldığını ve gerekli teknik işlemlerin uygulandığını söyledi. “Beş katlı bina yıkıldı” şeklindeki haberlerin tamamen yalan olduğunu savunan Şanlıtürk, söz konusu betonun binanın temel aşamasında kullanıldığını ve ortada yıkılan bir bina bulunmadığını dile getirdi. Beton dayanımındaki farklılıkların birçok teknik sebebi olabileceğini belirten Şanlıtürk, inşaat sahasında betona su katılması, segregasyon oluşması veya uygulama hataları gibi nedenlerin sonuçları etkileyebileceğini kaydetti. “MESELE BETON DEĞİL, AKYAZI’DIR” Açıklamasında asıl meselenin beton olmadığını vurgulayan Şanlıtürk, tartışmaların temelinde Akyazı sahilindeki yapılaşmaya karşı çıkmalarının bulunduğunu ileri sürdü. Milli Emlak arazisi üzerinde bulunan ve zamanla meyhaneler zincirine dönüştüğünü iddia ettiği işletmelere karşı çıktıklarını belirten Şanlıtürk, söz konusu alanın hemen yanında imam hatip öğrencileri ile devlet parasız yatılı öğrencilerin kaldığı bir yurt bulunduğunu söyledi. “Biz buna itiraz ettiğimiz için işlerimizi gündeme taşımaya çalışıyorlar. Hodri meydan. Elinizde ne kadar bilgi ve belge varsa ortaya dökün” ifadelerini kullanan Şanlıtürk, otelinin altından dere geçtiği veya belediyeden ayrıcalık gördüğü yönündeki iddiaların da asılsız olduğunu savundu. “AKYAZI SAHİLİNDEKİ MEYHANELER HUKUKA AYKIRIDIR” Akyazı sahilindeki yapılaşmanın hukuka aykırı olduğunu öne süren Şanlıtürk, bölgenin Milli Emlak mülkiyetinde bulunduğunu ve imar planlarında yeşil alan olarak göründüğünü söyledi. Kıyı Kenar Kanunu ve imar mevzuatına aykırı uygulamalara izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan Şanlıtürk, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin gündemine getirilen bazı plan değişikliklerinin de hukuki dayanağı bulunmadığını savundu. Altınordu ilçesindeki imar planlarının mahkeme tarafından iptal edildiğini hatırlatan Şanlıtürk, “Ortada plan yokken revizyon yapılmaya çalışılıyor. İptal edilen planın revizyonu olmaz” ifadelerini kullandı. “KİMSE BİZE İSTİKAMET ÇİZEMEZ” Yerel siyasete ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şanlıtürk, MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın duruşunun belli olduğunu belirterek, “Ordu’da yapacağımız siyaseti biz belirleriz. Birkaç aklıevvelin bizi yönlendirmesine, kullanmasına asla müsaade etmeyiz” dedi. Şanlıtürk, açıklamasının sonunda geçmiş dönemlerde kamuoyunda tartışma konusu olan Kurul Kalesi süreci, kaya mezarları, Kabadüz Yolu Projesi, Melet Deresi’nden alınan malzemeler, Organize Sanayi Bölgesi çevresindeki çalışmalar ile viyadük ve tünel projelerine ilişkin konuların da ilerleyen süreçte tek tek gündeme getirileceğini belirterek, “Herkes yaptığı işin hesabını da bedelini de yargı önünde verecektir” ifadelerini kullandı.