
Geçtiğimiz yılın eylül ayı sonundan itibaren yükselişe geçen fındık fiyatları, kısa sürede tarihi seviyeleri görmüş ve bazı bölgelerde 350 TL bandına kadar ulaşmıştı. Üreticiler yükselişin devam edeceğini düşünürken, piyasada konuşulan yeni sezon tahmini rekolte rakamları ve sektör temsilcilerinin “yüksek üretim” beklentileri fiyatların yönünü tersine çevirdi. Özellikle son aylarda yaşanan hızlı düşüş, üreticiyi adeta şoke etti.Karadeniz’de hasat döneminden sonra maliyetlerin arttığını belirten üreticiler; gübre, ilaç, işçilik ve nakliye giderlerinin katlanmasına rağmen ürünlerinin değer kaybettiğini ifade ediyor. Birçok üretici, artan ekonomik baskılar nedeniyle elindeki ürünü düşük fiyattan satmak zorunda kaldığını söylerken, marketlerde ortaya çıkan yüksek fiyatlar ise tepkileri büyüttü.Özellikle Sakarya’daki bir kuruyemişçide kavrulmamış iç fındığın kilogram fiyatının 1.200 TL’ye kadar çıkması dikkat çekti. Üreticinin elinden 180 TL’ye çıkan ürünün tüketiciye yaklaşık yedi katına ulaşan fiyatla satılması, sektördeki aracılık sistemi ve fiyat politikalarını yeniden tartışmaya açtı.Fındık üreticileri yaşanan tabloya sert tepki göstererek, kazancın üreticiden çok aracı ve perakende zincirlerine gittiğini savundu. Üreticiler, “Fındığın sahibi biziz, emeği veren biziz, bütün yıl bahçede çalışan biziz. Ancak kazancı başkaları elde ediyor. Biz 180 liraya ürün satarken markette aynı fındığı 1.200 liraya görmek kabul edilemez” diyerek yaşanan duruma isyan etti.Üreticiler ayrıca, fındık piyasasında spekülatif hareketlerin yaşandığını ve fiyatların masa başında belirlenmeye çalışıldığını öne sürüyor. Özellikle açıklanan rekolte tahminlerinin piyasayı doğrudan etkilediğini belirten üreticiler, devletin piyasaya daha etkin müdahale etmesi gerektiğini dile getiriyor. Türkiye dünya fındık üretiminde lider konumda bulunurken, milyonlarca insan geçimini bu üründen sağlıyor. Ancak üreticiler, emeğinin karşılığını alamadıklarını ve her sezon artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandıklarını ifade ediyor. Fındıkta yaşanan fiyat uçurumu ise hem üreticinin hem de tüketicinin ortak sorunu haline gelmiş durumda.