MADEN PROJESİNE KARŞI YAYLA AYAĞA KALKTI

Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı Çobantepe Yaylası, altın madeni sondajına karşı yükselen tepkilerin yeni adresi oldu.

Haber Giriş Tarihi: 14.04.2026 17:32
Haber Güncellenme Tarihi: 14.04.2026 17:32

Dondurucu soğuk ve yoğun kara rağmen bölge halkı ile çevre örgütleri, yaylalarını korumak için bir kez daha bir araya gelerek kararlı duruş sergiledi. Yapılması planlanan maden projesinin, Perşembe Yaylası başta olmak üzere geniş bir alanı etkileyeceği belirtilirken, Terzili ve Beypınarı mahallelerini kapsayan bölgede tepkiler giderek büyüyor. Yaklaşık 18 ay önce halkın direnişiyle durdurulan sondaj girişiminin yeniden başlatılmak istendiği iddiaları üzerine Çobantepe’de geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Ordu Çevre Derneği ile Aybastı-Korgan-Kabataş Yaylalarını Koruma Platformu öncülüğünde düzenlenen eyleme çok sayıda sivil toplum kuruluşu, siyasi parti temsilcisi ve vatandaş katıldı. Korgan Belediyesi tarafından sağlanan çadır ve çorba desteği ise dikkat çekti. Eylemde verilen ortak mesaj ise “yaylalar sahipsiz değil” oldu. Basın açıklamasını okuyan Ordu Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Av. Haluk Türkmen, daha önce açılan davada sondaj faaliyetleri için ÇED raporu alınması gerektiğine hükmedildiğini hatırlattı. Sürecin Danıştay aşamasında olduğunu ve bilirkişi incelemesinin beklendiğini belirten Türkmen, şirketin yargı süreci devam ederken yeniden sahaya girme hazırlığında olduğunu öne sürdü. Türkmen, “Mahkeme kararına rağmen bu alana girilmek istenirse buna izin vermeyeceğiz. Doğamızı, suyumuzu ve geleceğimizi savunmaya devam edeceğiz” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Açıklamada ayrıca, madencilik faaliyetlerinden elde edilen kamu payının düşük olduğu savunularak, doğanın tahribatına karşılık yeterli bir kamu yararı oluşmadığı ifade edildi. Bölge halkı, olası bir maden projesinin göçü hızlandıracağı, tarım ve hayvancılığı olumsuz etkileyeceği ve yayla turizmine zarar vereceği görüşünde birleşti. Çobantepe’de yükselen bu direniş, önümüzdeki günlerde hem hukuki süreç hem de sahadaki gelişmelerle birlikte daha da büyüyecek gibi görünüyor.