AK Parti Fatsa İlçe Başkanı İsa Yüksel İsrailin, Mescid-i Aksa’da sivillere yapılan hain saldırıları hakkında basın açıklaması yaptı.
Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

İsa Yüksel yaptığı basın açıklamasında şu beyanlara yer verdi: "Hepimizin kalbi bugün Filistin ve Mescidi Aksa için çarpıyor. Peki, aklımız ve bileğimiz kim için ya da ne için çalışıyor? Dua etmekten ya da sala okumaktan başka elimizden ne geliyor? Gelmiyorsa, neden gelmiyor? Biz vaktinde Kudüs’ü ve Gazze’yi sadece dua ederek ya da lanet okuyarak mı fethetmiştik? Çok yapılan bir yakarıştır: “Allah’ım zalimleri kahru perişan eyle!” Güzel, güzel de Müslüman bir fert olarak, sen ne yapıyor olacaksın o sırada?! Gerek Kuran, gerekse hadis kaynaklarımız ne diyor: “Bir yanlışlık gördüğünüzde elinizle düzeltin” Yani sorumluluk sende. İslam âlimlerinin de bu konuda çok güzel bir sözü var: “Allah’ın âlemlerde bir işi yapması ya da gerçekleştirmesi, yine o âlemin suretleri eliyle olur!” Yani dünya âleminde insan eliyle, dolayısıyla Müslümanların eliyle yapılacak o iş. Bugün çoğunlukla, dünyanın Müslüman coğrafyalarına bombalar yağıyor. Peki, Müslümanlar elini açıp dua etmekten başka ne yapıyor? Sosyal medya mesajları ile kınıyor, İsrail Büyükelçiliklerinin önünde protesto ediyor, araç konvoyları ile korna çalıyor. Bu tepkilerin tamamı çok değerlidir ve gereklidir bunu tartışmıyorum ama itiraf edelim ki aynı zamanda Müslüman dünya olarak acziyetimizin göstergesidir! Bütün bu tepkilerle içimizi soğuttuktan sonra ne yapıyoruz? Söyleye söyleye dilimizde pelesenk olmuştur: “Bir avuç Yahudi dünyayı yönetiyor.” Peki, bunu nasıl yapıyor? Tarih boyunca kendi topraklarından sürgün edilmiş, en son İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler’in soykırımından zor kurtulmuş bir avuç Yahudi nasıl oluyor da tüm dünyayı yönetiyor? Tüm dünyada nasıl örgütlendiler? Devlet kadar güçlü o şirketleri nasıl kurup büyüttüler? Para ve finansı dünya çapında nasıl ellerine geçirdiler? Bir düğmeye bastıklarında nasıl oluyor da dünyanın istedikleri coğrafyasında kargaşa çıkarabiliyorlar? Bütün uluslararası kuruluşlar, nasıl oluyor da onlara hizmet ediyor? Tüm bunları analiz etmeden ve en az onlar kadar güçlü olmadan, bu sorunların çözülemeyeceğini Müslüman dünya olarak hâlâ görmüyor muyuz? Çözüm Kaf Dağı’nın ardında değil. Dil ile yapılan dualarla birlikte, fiilen yapılan dualara geçme zamanıdır artık. Bunun en güzel örneğini daha yakın zamanda Karabağ’da görmedik mi? Otuz yıldır süren Karabağ sorununu nasıl bitirdiysek, elli yıldır devam eden İsrail sorununu da ancak öyle çözebiliriz. Yerli ve milli savunma sanayimiz olmalı. Yerli ve milli finans ve üretim sektörümüz olmalı. Tarihimizin ve dünyanın gerçeklerinden beslenen, yerli ve milli eğitim sistemimiz olmalı. Üniversitelerimiz ve bilim adamlarımız, dünya çapında buluşlara imza atmalı. Kendimizi kandırmayalım. Ramazan ayında; “oruç nasıl bozulur” tartışması yaptığımız kadar İslam’ın ilk emri olan “oku” üzerine tartışmıyor ve kendimizi sorgulamıyorsak, Mescidi Aksa’ya düşen bombalar üzerinde bizim de katkımız var demektir. Gelinen noktada bugün için bize en çok umut veren ve içimize su serpen şey, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle Türkiye’nin bu olayda proaktif bir tavır sergilemesidir. Uluslararası kuruluşları ve özellikle Müslüman devletleri organize ederek, bölgeye uluslararası bir barış gücünün gönderilmesi ve İsrail’e dur denilmesi için çalışmasıdır. Uluslararası mahkemelerde İsrail’in dava edilmiş olmasıdır. İşte bu tavır, fiili duaya geçişimizin müjdecisidir. Bu duygu ve düşüncelerle, Mescidi Aksa’da şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu saldırıların, Müslüman dünya üzerindeki ölü toprağını kaldırıp, kendimizi sorgulama ve silkinmemize vesile olmasını temenni ediyorum." dedi.