
Sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, fındık üretimi ile madencilik gelirlerini karşılaştıran Adıgüzel, “Hesap ortada” diyerek tepki gösterdi. Fatsa’daki yaklaşık 2 bin dönümlük altın madeni sahasını örnek gösteren Adıgüzel, şirketin devlete 5 yıllık taahhüdünün 9.2 milyon dolar olduğunu belirtti. Bunun yıllık karşılığının 2 milyon doların altında kaldığını ifade eden Adıgüzel, aynı bölgede fındık üretimi yapılması halinde yıllık gelirin bu rakamı aşacağını öne sürdü. Adıgüzel açıklamasında, “Dönüm başına 200 kilogram fındık ve taban fiyatın 200 TL olduğu en kötü senaryoda bile yıllık gelir yaklaşık 2 milyon doları buluyor. Devletin verdiği teşvikler, vergi avantajları ve diğer destekler bu hesabın içinde bile yok” ifadelerini kullandı. Madencilik faaliyetlerinin uzun vadeli çevresel etkilerine de dikkat çeken Adıgüzel, “Bugün kazılan alanlarda 400 yıl boyunca yeniden üretim yapılamayacak. Yıllık kaybı 400 ile çarptığınızda ortaya çıkan tablo çok ağır. Çevre tahribatı ise bunun cabası” dedi. Ordu’daki yeni maden sahalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Adıgüzel, son ihaleye çıkarılan 18 alanın toplamda yaklaşık 150 bin dönümü kapsadığını söyledi. Bu alanlardan devletin beklediği gelirin 582 milyon TL olduğunu belirten Adıgüzel, aynı bölgelerde fındık üretimi yapılması halinde yaklaşık 6 milyar TL gelir elde edilebileceğini savundu. Açıklamasının sonunda “Toprağın, suyun ve tarımın değeri birkaç yıllık madencilik gelirine feda edilmemeli” diyen Adıgüzel, “Hesap ortada… Hesap günü de yakın” ifadelerini kullandı.