
“Yüksek kamu yararı” gerekçesiyle hazırlanan dosyada, maden arama ve işletme çalışmalarının kültürel mirasa zarar vereceği ifade edilerek, bölgenin korunması, resmî statüye kavuşturulması ve Türkiye geneline örnek bir model olarak kabul edilmesi talep edildi. Hazırlanan metinde, Kabakdağı ve çevresinin 21 tescilli kültür varlığına sahip olduğu, aktif kırsal yaşamın sürdüğü, üretim ile turizmin entegre şekilde yürütüldüğü ve yerleşik, sürdürülebilir bir ekonomik sistemin bulunduğu vurgulandı. Bu özellikleriyle bölgenin “korunması gereken yüksek kamu yararı taşıyan kültürel peyzaj alanı ve örnek kırsal kalkınma modeli” olduğu ifade edildi.
Dosyada, alanın korunmasının; çevrenin korunması, kültürel mirasın yaşatılması, kırsalda kalkınmanın sağlanması, göçün önlenmesi ve yerli üretimin desteklenmesi açısından devlet politikalarıyla birebir örtüştüğü belirtildi. Ayrıca Anayasa’nın 56 ve 63. maddeleri başta olmak üzere ilgili kanunlar kapsamında hukuki dayanaklar da detaylı şekilde sıralandı. “Destination OYB” modelinin Türkiye için yeni bir yaklaşım olduğuna dikkat çekilen metinde, bu yapının bir proje değil yaşayan bir sistem olduğu, kırsalda gerçek yaşam alanı sunduğu, turizm ile üretimi birlikte yürüttüğü ve devlet desteğine bağımlı olmadan kendi kendine işleyebildiği vurgulandı. Bu yönüyle modelin, Türkiye’de ve dünyada benzeri olmayan bir “kırsal yaşam turizmi modeli” olduğu ifade edildi. Dosyada ayrıca, söz konusu modelin ilçe ve il turizm çalıştaylarında kabul edildiği, kalkınma modeli olarak raporlandığı, DOKA planlarına dahil edildiği, belediye meclisi tarafından onaylandığı ve kaymakamlık düzeyinde yönetmelik çalışmalarının başlatıldığı bilgilerine de yer verildi.
En dikkat çeken başlıklardan biri ise bölgedeki maden faaliyetleri oldu. Metinde, maden arama ve işletme çalışmalarının kültürel mirasa zarar vereceği, ekolojik dengeyi bozacağı, turizm modelini ortadan kaldıracağı ve yerleşik yaşamı sona erdireceği ifade edilerek, bu faaliyetlerin kamu yararı kapsamında değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Devlet açısından stratejik kazanımlara da yer verilen dosyada, OYB modelinin korunması ve yaygınlaştırılmasının Türkiye’ye özgü bir turizm markası oluşturacağı, kırsalda ekonomik canlılık sağlayacağı, göçü tersine çevireceği, yerli üretimi güçlendireceği ve uluslararası ölçekte örnek bir model ortaya koyacağı belirtildi.
Cumhurbaşkanlığı’na sunulan talepler arasında; Kabakdağı ve çevresinin “Kültürel Peyzaj ve Kırsal Yaşam Turizmi Koruma Alanı” ilan edilmesi, bölgedeki maden faaliyetlerinin durdurulması veya sınırlandırılması, Destination OYB modelinin resmî turizm ve kalkınma modeli olarak tanınması ile bu model için özel bir yönetmelik ve yasal çerçeve oluşturulması yer aldı. Hazırlanan dosya, Kabakdağı’nın korunması gereken bir alan, işleyen bir sistem ve Türkiye için stratejik bir model olduğu vurgusuyla son bulurken, bölgenin örnek bir kırsal kalkınma ve turizm alanı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek Cumhurbaşkanlığı makamına arz edildi.