
2025 yılında en az 2 bin 105 emekçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Kocaoğlu, yaşanan ölümlerin “kaza” olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, “Adına kaza denilse de bu ölümler ihmalin ve denetimsizliğin sonucudur” ifadelerini kullandı. Fatsa’da geçmiş yıllarda yaşanan iş kazalarını da tek tek hatırlatan Kocaoğlu, ilçede emekçilerin ağır bedeller ödediğini vurguladı. 2015 yılında Fatsa Devlet Hastanesi inşaatında Lokman Kerim Taranoğlu’nun üzerine düşen malzemeler nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Kocaoğlu, 2017’de Mustafa Turan’ın, 2023’te ise Orhan Çok’un inşaatlardan düşerek yaşamını yitirdiğini ifade etti. 2025 yılında yaşanan kazalara da değinen Kocaoğlu, Tevfik Emre Ateş’in fabrikada makineye kapılarak ağır yaralandığını, aynı yıl Burak Kilci ile Ahmet Şahin’in taş ocağındaki göçükte toprak altında kaldığını söyledi. 2026 yılında ise Saadettin Eren’in Fatsa Organize Sanayi Bölgesi’nde forklift kazası sonucu hayatını kaybettiğini dile getirdi. İlçede çalışanların güvencesiz çalışma, eksik ve geciken ücretler, haksız işten çıkarmalar ve uzun yargı süreçleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Kocaoğlu, emek mücadelesinin aynı zamanda insanca yaşam mücadelesi olduğunun altını çizdi. Kocaoğlu açıklamasını, “Emeğin değer gördüğü, herkesin güven içinde çalışabildiği bir Türkiye mümkündür. Bu hedef için hep birlikte sorumluluk almalıyız” sözleriyle tamamladı.