
Torun yaptığı açıklamada, “ÇED Olumlu demek çevresel etkisi yok demek değildir” diyerek madencilik faaliyetlerinin doğaya verebileceği zararların bilimsel olarak ortaya konduğunu vurguladı. Özellikle kurşun ve diğer ağır metallerin suya ve toprağa karışma riskinin, bölgedeki tarımı ve kırsal yaşamı doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekti. Karadeniz’in yoğun yağış alan ve dere yataklarıyla çevrili hassas bir coğrafya olduğuna işaret eden Torun, bu tür projelerin bölgede çok daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Fındık üretiminin ve kırsal yaşamın hâkim olduğu Ordu’da madencilik faaliyetlerinin doğaya ciddi zararlar verebileceğini ifade eden Torun, geçmiş yıllarda yaşanan çevresel sorunların da bunun en önemli göstergesi olduğunu söyledi. Ordu’nun dereleri, yaylaları ve tarım alanlarının kısa vadeli ekonomik projelere feda edilemeyeceğini dile getiren Torun, “Bu topraklar yüzbinlerce insanın geçim kaynağıdır. Çocuklarımızın geleceğini riske atacak hiçbir projeye sessiz kalmayacağız” dedi. Torun açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizim yaklaşımımız nettir. Ordu’nun ve Karadeniz’in doğası, birkaç şirketin çıkarından çok daha değerlidir.”