
Şanlıtürk, yaşanan hadiselerin yalnızca bireysel olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, konunun toplumsal boyutlarına dikkat çekti. Açıklamasına, “Dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseler nedeniyle aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” sözleriyle başlayan Şanlıtürk, hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diledi. “SORUN SADECE BİREYSEL DEĞİL” Yaşanan olayların derinlemesine analiz edilmesi gerektiğini belirten Şanlıtürk, meselenin sadece fail üzerinden okunmasının eksik olacağını ifade etti. Toplumda son yıllarda gözlemlenen çözülmeye dikkat çeken Şanlıtürk, kontrolsüz dijitalleşme, denetimsiz sosyal medya içerikleri ve artan akran zorbalığının çocukların ruh dünyasında ciddi tahribatlara yol açtığını söyledi. Gerçek ile sanal arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğini belirten Şanlıtürk, özellikle gelişim çağındaki çocukların anlık tepkilerle hareket etme riskinin arttığını vurguladı. “KURUMLAR ACİLEN HAREKETE GEÇMELİ” Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de konuyu gündeme getirdiklerini belirten Şanlıtürk, başta Adalet ve Milli Eğitim Bakanlıkları olmak üzere ilgili tüm kurumların koordineli şekilde harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
Şanlıtürk, çözüm önerilerini ise şu başlıklarla sıraladı: * Aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi, * Eğitim sisteminde ahlaki ve sosyal gelişimin ön plana çıkarılması, * Dijital ve medya içeriklerine yönelik denetimlerin artırılması, * Akran zorbalığı ve dijital risklere karşı etkin mücadele, * Suça sürüklenen çocukların ıslah ve topluma kazandırılması, * Aile bütünlüğünün zedelendiği durumlarda erken müdahale mekanizmalarının devreye alınması. “BU MESELE MİLLETİN GELECEĞİDİR” Çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca bireysel bir mesele olmadığını vurgulayan Şanlıtürk, bunun doğrudan toplumsal güvenlik ve ülkenin geleceğiyle ilgili olduğunu ifade etti. Açıklamasında sağduyu çağrısı da yapan Şanlıtürk, bu tür hassas olayların günübirlik tartışmalara malzeme edilmemesi gerektiğini belirterek, sürecin devlet ciddiyetiyle yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Şanlıtürk, “Temennimiz odur ki başka ailelerin yüreği yanmasın. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.