SON DAKİKA
Hava Durumu

BABACIĞIM; SARAYCIK’TAN ÜNYE SARAY’A, ULU GÜN, DOLU CUMÂ...

Yazının Giriş Tarihi: 18.02.2026 15:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 15:59

Evet babacığım; başlık biraz uzun oldu ama, anlaşılacağı gibi, bugün seninle Ramazan öncesi cenâzeler, câmiler ve ziyâretlerle dopdolu geçen son cumâ gününü konuşmaya çalışacağız.
KAPTAN YUSUF; HER HUSUS
Orada senin de alâkanı çeken, daha doğrusu sevdiğin her şey var. Anlattıkça göreceksin inşâllâh.
Babacığım; ogün torunun Yusuf Kerem âdetâ makam şoförümüzdü. Nereye gitsek gitti bizimle.
ÖNCE SARAYCIK; BEŞİ BİR YERDE
İlkönce sabah, aynı sitede oturduğumuz İsmail TÜRKYILMAZ Bey bacanağı da alarak Saraycık'a gittik. Güzel birgün. Yollar da çok güzel.
Büyük bacanağım; Ahmet KASAP'ın annesi, Yenimahalle'den komşumuz, senin iyi tanıdığın Hüseyin KASAP'ın eşi, dün rahmete kavuşan Döndü Teyze (95)'nin cenâzesi var. Diğer bacanaklar da orda. Hani ne derler; Beşi bir yerde! Beşimiz de oradayız. Büyük zenginlik elhamdülillâh.
ULU CÂMİ, DOLU DOLU CEMAAT
Biz evin önündeki duâya katılıp cenâze câmiye getirildikten sonra cumâ için merkeze, Ulu Câmi'ye geçtik. Câmi iç-dış, alt-üst dolu. Kardeşlerin büyüğü Orhan ALTAŞ'ın (77) cenâzesi var. Namazı kıldık.
İfâde ettiğimiz gibi çok kalabalıktı.
ESKİ DOSTLAR, ESKİ DOSTLAR
Dolayısıyla çok tanıdık dost ve arkadaşlarla karşılaştık. Üçü var ki senin de çok yakın ahbâbın. [Ali Isman DENİZ, Sabahattin ÖZTÜRK, Muharrem ŞÂHİN.] Onların, ÜÇÜ BİR ARADA çok güzel bir pozunu yakalayıp şu cümlelerle paylaştık:
"ÜÇÜ DE PERŞEMBELİ
ÜÇÜ DE CERBEZELİ
ÜÇÜ DE BİRBİRİNDEN NEŞELİ
BÖYLE GÜZEL MUHABBETE
NASIL GIPTA ETMEMELİ!
ÜÇÜ DE; KÂMETTE ÇINAR
HEM, HÜSN-İ NİYETTE PINAR
ÜÇÜNE DE, SEVGİLER-SAYGILAR
ÜÇÜ İÇİN DE GÖNLÜMÜZÜN
EBEDÎ SAÂDET NİYÂZI VAR...
Âmîn wes'selâm..."
MUHARREM ŞÂHİN'E MEKTUP
Ardından, çarşıya geçerken Muharrem Âbi de bizimle gelmişti. Ben buralarda yokken 70'li, 80'li yıllarda biz İstanbul'da talebe ve Lüleburgaz'dan Akkuş'a görevdeyken siz çok komşuluk etmişsiniz. Hattâ o sizde terâvih de kıldırmış. Epey anlattı. Benim için yeni öğrendiğim şeyler de var içerisinde. İnşâllâh onu ayrı bir mektupta ele alırız.
OLGUN KÜÇÜK, SEMİH TEZCAN
O arada Ensar Vakfı başkanımız Olgun KÜÇÜK'le Ak Parti Merkez ilçe başkanı, senin tanıdığın Celal TEZCAN'ın oğlu Semih TEZCAN'a vakıf adına bir nezâket ziyâreti yaptık.
Ordan çıkınca da, son bir yıldır grup olarak birlikte dolaştığımız arkadaşlardan Şenel ÖZATA ve Abdülkadir DEMİR Bey hocalarımızı da alarak, önceden plânlayıp kararlaştırdığımız şekliyle Ünye tarafına doğru yola koyulduk.
BİRİ ÜNYE, BİRİ AKKUŞ; İKİ KİTAPÇI
Tabiî, ne zamandır bizi dâvet eden Kadîm arkadaşımız emekli meslekdaş, kitapçı Ahmet KARAGÖZ'e öncelikle uğramadan edemezdik. Kitabevinde otururken Akkuşlu dostlarımız, emekli hoca, kitapçı esnafı Yaşar GÜL Hoca ve Akkuş İHL'den talebemiz Mâlî Müşâvir, siyâsetçi Hasan BADAY Bey de tevâfuk ettiler. Kısa da olsa hasret gidermiş olduk.

ŞÜKRÜ SAYLAN, MEHMET GÜNDOĞDU
Yatsı yaklaşıyordu. Abdülkadir Bey hocamızın öteden beri sözünü ettiği ve hatırası bulunduğunu söylediği, arkadaşının görev yaptığı SARAY CÂMİİ'ne yöneldik. Çok iyi oldu. Hem Şükrü SAYLAN ve Şenel ÖZATA'yla tanış çıkan, 30 sene kadar önce köyleri Gülyalı/Kestâne'de vazîfe yapmış Mehmet AYDOĞDU hocalarla tanıştık, müezzinlik görevlerini paylaştık.
BÖLGESEL GÜÇTEN KÜRESEL ETKİYE
Oradan da İlim Yayma Cemiyeti’nin ev sahipliğinde, Eğitime Destek Platformu himâyelerinde düzenlenen “21. Yüzyılda Türkiye: Bölgesel Güçten, Küresel Etkiye” başlıklı, önceki dönem Dışişleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı, Büyükelçi Sn. Yavuz Selim Kıran’ın ağırlandığı programa geçtik.
SOHBETTEN HASBİHÂLE, İKRÂMDAN VEDÂYA
Soru-cevap kısmı ve sonrası üst katta devâm eden hasbihâlle berâber 3 saat kadar süren programın peşinden vedâya yöneldik ama bu defâ Ahmet KARAGÖZ Bey arkadaşımız bizi ikrâmsız göndermemekte diretince gece yarısı yediğimiz börek ve içtiğimiz çayın ardından dönüş yoluna koyulduk. Eve geldiğimizde saat 1.30'u geçmişti. Ama içimiz, dolu dolu bir gün geçirmenin hazzıyla dopdoluydu.
KAYMALAR, SÜRÇMELER, SÜRPRİZLER
Babacığım; hayât mâlum, hep istenilen gibi gitmiyor. Kaymalar, sürçmeler, insanlık hâli, hırs pazarı, mûtadın dışında anlık şeyler de olabiliyor. Dolayısıyla, bu meyânda birkaç yıl önce sürpriz bir şekilde, çok üzüldüğüm olumsuz yorumlar da almıştım. Massenger diye bir sosyâl medya ağı var; orada özelden yazmış, içini dökmüştü yine bir talebemiz. Ben hatırlamıyorum, mâlum müdürdük ya, sonuçta bir tarafıyla bizi de ilgilendiren bir mesele olmuş.
HATÂSIZ KUL OLMAZ DERLER!
Soyadı Efil olan bu delikanlı, yıllar sonra hâlâ yazma ihtiyâcı duyduğuna göre epey içerlemiş olan-bitenlere. O zaman biz de ona cevap ya da savunma niteliğinde gerekli açıklamaları yaptık, ardından özür ve helâllik de diledik ama sonuçta üzücü bir durum var ki unutulmamış. Tabiî, herkes insan; hatâ eder. Ne kadar dikkât edilse gözden kaçanlar olur. Meselâ daha 2000'lere kadar eğitimde dayağın -"eti senin kemiği benim!" söyleminin bir nevî muktezâsınca- âdetten oluşu misâli, tavır yanlışları sergilenmiş olabilir. Hatâsız kul olmaz dite bunun için derler.

TEVÂFUK, DENGE, TESELLÎ
Ama, yukarda, kitabevinde tevâfuk ettiğini söylediğim, mesleği mâlî müşâvirlik, ayrıca, -yanlış hatırlamıyorsam- Akkuş Belediyesi'nde görevi de var olan, ilçe siyâsetinde ağırlığı bulunduğunu düşündüğümüz o talebemiz de, orada çektirdiğimiz fotoğrafla berâber şu ifâdelere yer vermiş; duygularımızı dengeleyip bizi mütesellî eden paylaşımında; arzediyouz:
HASAN BADAY'IN PAYLAŞIMI
"Ünye'den geçiş yaparken kırtasiyede, 1985-1989 yıllarında Akkuş İHL de müdürümüz olan çok kıymetli Nuri Kahraman hocamla karşılaştık. Çok kısa da olsa hasret giderdik.
Nuri Kahraman hoca denince aklıma hep şiir, edebiyat, kültür, voleybol, aktivite vb. gelmektedir.
Takvim yapraklarında, dergilerde şiir ve yazılarını çok okuduk. İyi ki hayatımıza girmiş diyeceğimiz hocalarımızdan bir tanesi. Teşekkür ederiz kendisine."
HAMD Ü SENÂYI UNUTMADAN
Evet sevgili babacığım; son olarak, bizi doğru yollarda, doğru işler peşinde, doğru kişilerle berâber dolaştırıp gezdiren, hayır iklîminde istihdâm eden Rabbimize sonsuz hamd ü senâyı unutmadan diyoruz ki;
BİLEREK-BİLMEYEREK
Rabbimiz utandırmasın. Gerek görev süresinde, gerekse sivil hayâtta, âile ve sülâle çevresinde, akrabâ arasında, dost, yârân ve arkadaşlar nezdinde muhâtaplarımıza karşı bilerek-bilmeyerek işlemiş olabileceğimiz her türlü hatâ ve kusurlarımızı affetsin.
*SEVDİKLERİ ve SEVDİKLERİMİZLE*
Mazlum kardeşlerimiz ve hidâyet nûrundan mahrum insanlığa karşı görevlerini müdrik olup, elinden geleni yapanlardan eyledin. Başta, soykırıma mâruz Gazze ve Doğu Türkistanlı şehit kardeşlerimiz olmak üzere tüm sevdikleri ve sevdiklerimizle berâber bizleri Efendimiz SAV'in komşuluğunda buluştursun; Âmîn wes'selâm...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.