Babacığım; elimizde sana ve âilemize dâir tuttuğumuz, tarzı îtibârıyle ajanda da diyebileceğimiz, kitap boyutuna ulaşan özel hâtıra defteri bulunup, oradan, yıl içerisinde zaman zaman birşeyler paylaşmayı ne kadar çok istesek te dünyâda ülkemizi ve coğrafyamızı, ümmet ve insanlığın geleceğini ve de hepimizi, geçmişiyle geleceğiyle birebir ilgilendiren o kadar sıcak gelişme ve gündemler oluyorki, onlardan yakamızı kurtarıp ta buna fırsat bulamıyoruz. SÜPER LİG, GÜZEL GELİŞME
Daha doğrusu, ülkemiz de son yıllarda, küresel ölçekte çok güzel gelişmeler kaydetti; aslına dönüş, dünyâ arenasına çıkış ve ecdâdı gibi süper lige yükseliş seyrinde büyük mesâfeler katetti. HEM DE BU YAŞINDA!
Hayâtta olsaydın yerinde duramayacağın, hem de bu yaşında, çağırsalar cepheye gideceğin nitelikte, tam senin hayâllerin ve hissiyâtını taşıdığın türde bölgesel terör ve beynelmilel siyâset bağlamında askerî, coğrafî, stratejik hamle ve gözle görülür, dünyânın yeni tanıştığı, gönül coğrafyamız ve de tüm dünyâ mazlûmlarını ümitlendiren somut ilerlemeler var. Dolayısıyla heyecân dorukta. Gelişmelerin heyecânıyla dopdoluyuz. Bîgâne kalamıyoruz. MÎMÂR YAHŞİ, ÎMÂR MÜKEMMEL
Sâdece bu değil. Memleketin îmârında da hayâl ötesi başarılar var. Sağlık başta olmak üzere, toki öncülüğünde normâl ve de 11 ilin depremle yıkılması sonucu şehirlerin yeniden ve çok hızlı kurulmasında tüm dünyânın hayret ve gıpta ettiği noktadayız çok şükür. Hattâ; bunları gördükçe;
- Âh! Babamız hayâtta olup ta bunları o da görseydi, nasıl heyecanlanır, gutur duyardı! dediğimiz çok oluyor.
- Şimdi görse buraları tanıyamaz! diyoruz meselâ. HİZB-İ HALK-I CUMHÛRİYET!
Ama, elbette değişmeyen şeyler de var! O da; tahmin edileceği gibi müzmin muhâlefet; Hizb-i Halk-ı Cumhûriyet!
Bir de; can çıkmadan huy çıkmazın ispâtı niteliğindeki yaratılıştan memnûniyetsiz, mızmız nankörler tâifesi... SON DÂVET, PAYLAŞIMLAR BUKET
Evet babacığım; işte şu son DÂVET MECLİSİ programımız bu meyânda bir fırsat oldu ve de bu vesilesiyle kaleme aldığımız sana ve programa dâir yazılara bir çok katkı ve yorum geldi.
Bugün de, gönderenlere teşekkürlerle berâber onlardan bir demet daha sunacağız inşâllâh: 60'LARDAN 58'LERE RAMAZANLAR
Ondan önce dün Facebook'a düşen Ramazanlara dâir düşen bir paylaşımda, 92'den sonra ilk kez Ramazan'ın Şubat'a tevâfuk ettiğinden, bundan sonrakinin de 58'de olacağından bahsediyordu.
O zamana kim öle kim kala da, benim aklıma ondan da önceki 60'lı, Ramazan'ı bir çocuk olarak ilk idrâk ettiğimiz, ilkokullu, şubatlı dönemler geldi. GÜMÜŞHÂNELİ'DEN ŞUAYİPLİ'YE
O zamanlar köyde yol yok, araba yok; olsa da belirli yere kadar, câmi yanına inmiyor. Karın da çok yağdığı yıllar. Dolayısıyla sen, Deden Gümüşhâneli Nûri Ağa'nın göndermesiyle Şuayip'te Müderris Gacaroğlu Ahmet Efendi'de okuyup dînî temel bilgiler yanında Kur'ân okumayı tecvidiyle berâber öğrenmiş biri ve de daha İmam-Hatip Okullarının da açılmadığı şartlarda doğal bir eleman olarak evimizde terâvih namazı kıldırıyordun. KARLI GECELER, NURLU AKŞAMLAR
Biz çocuklar için çok güzel akşamlardı o akşamlar. Evimiz misâfirlerle şenleniyor, namazıyla, çayı, sohbeti ve ikrâmlarıyla sıcacık, dolu dolu ortamlar yaşıyorduk. Bitmesin istiyorduk. GAZYAĞI FARFAR, PAÇAVRA FİTİL
Gitme zamânı gelince de; mevsim îcâbı, dışarısı soğuk, kar dizde, rüzgâr fırtına hâli, bâzen tipi adam götürüyor. Bir de zifiri karanlık. Ellerinde, içi gazyağı dolu, ağzı fitil niyetine paçavra sıkıştırılıp tutuşturulmuş, farfar dediğimiz bir düzenek. Onlar zar zor yakıyor, rüzgâr söndürüyor. Bir mücâdeleyle, gölgeleri savrula kaybola uzaklaşıp gidiyorlar. Hey gidi günler. İSPANYA'DA TÂRİH, ENDÜLÜS'TE TERÂVİH
Babacığım; bu arada biz de gelininle berâber önümüzdeki salı İspanya'da olacağız inşâllâh. İsmini taşıyan torunun, geleceğini seninle ticârete programlamışken ve de sen onun ticârî merak, heves ve kâbiliyetinden ümitliyken senin vefatından sonra şartlar değişince devlet hizmetine yöneldi ve şu an 3. yılında staj için İspanya'da. DUÂLAR, NİYÂZLAR; ŞÜKÜRLER
Bitip döndüğünde yazın asâleten atanacak ve senin de, bizim de duyunca göğsümüzü kabartacak, hepimizi onurlandıracak cinsten vazîfe tür ve muvaffakiyetlerine imza atacak inşâllâh. Duâmız ve beklentimiz bu meyânda. Bizlere bu imkânı bahşeden Rabbimizin lütfuna sonsuz şükürler olsun... Âmîn... VATANIN SELÂMETİ, İNSANLIĞIN HİDÂYETİ
Yavrumuzun ve de tüm samîmî niyetli, dini-diyâneti yolunda, vatanın selâmeti, mazlumların hürriyeti, insanlığın hidâyeti niyetiyle gayret edenlerimizin yardımcısı olsun, mahcûp etmesin... Âmîn... TEVÂFUK'TAN TETÂBUK'A
Babacığım; bu, dâvet sonrası peşpeşe 4. yazı oluyor.
Yorumlar geldikçe değerlendirmeye çalışıyoruz. Bunların son geleni tam da bizim Ramazan vurgu ve başlangıcımızla tevâfuk ve de bizim anlattıklarımızla tetâbuk ettiği için şimdi Facebook hesâbından din hizmeti görevlisi olarak Fransa'da bulunduğunu öğrendiğimiz sayın hocamıza teşekkürlerle berâber ilk onun yazdıklarıyla başlıyoruz: SİZ, LÜLEBURGAZ'DAYDINIZ
Şükrü BAKTI: Mekanı cennet olsun kıymetli hocam. Lüleburgaz da öğretmenlik yaptığınız yıllardı. Ben 80'lerde İHL öğrencisi iken baba evinizde ramazanda teravih namazı kıldırmıştım. 30 akşam iftarı onlarla yapmıştım. Hak Teâlâ râzı olsun... GÜZEL ARKADAŞ, SÜRPRİZ MESAJ
2. sırada, Ordu İHL'de birlikte görev yaptığımız, sonra tâyinle uzaklara gittiği için yıllardır görüşemediğimiz, bir yerlerde de tevâfuk etmediğimiz güzel bir arkadaşın sürpriz, onurlandırıcı, hoş bir paylaşım ve duâsı. Teşekkürlerle arz ediyoruz: TEŞRÎK-İ MESÂÎ, SADAKA-İ CÂRİYE
Sinan ÇAKIR: Öncelikle yüce Rabbim gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Rahmetli babanızla benim de teşriki mesaim olmuştu. Senin gibi bu Necip Milletin Necip evlatlarına hâdim olan bir meslektaşımı, entelektüel bir şahsiyeti yetiştirmesi ki çok manidardır, sadaka-i cariyedir, mesleğinin çoğunluğunu İmam-Hatip Liselerimiz olmak üzere ülkemizin güzide Okullarında hizmet etmesi çok ulvî bir görev. Tekrar yüce Rabbim rahmetli babanızın mekanını âlî eylesin. GÜZEL DUÂ'DAN HİSLİ YORUM'A
Bu güzel duygu, düşünce ve duânın ardından âmînlerle berâber, son olarak ta, hemen hemen her karşılaşmamızda hissiyât ve değerlendirmelerini tâzeleyen ve bizim de çoğunu kayıtlarımıza aldığımız vefâkâr kardeşimizin yazdıklarında şimdi sıra: HANGİSİNİ, NASIL YAZAYIM?
Telat ÖNER: Çoook şeyler yazmak geliyor içimden lakin o kelimeyi telaffuz etmek öyle zor geliyor ki bana..
Sizleri öyle imreniyorum ki.. Dünyaya gelmenize vesile olan bir insanla ilgili hatıralarınız yaşanmışlıklarınız var.
Kalbiniz sevgileriyle dolu.. Onları mezara koyan evlatlara ne mutlu.. SİZE NE MUTLU! HÂLBUKİ BİZ!
Hiç tanımayanlar o sevgiyi tatmayanlar 2 yaşında ben, 1 yaşında bacım... Hâlâ özlemini yaşayanlar yazılarınızı ağlayarak bir köşede okuyanlar da var...
Hangi yaşta olursanız olun, Dünyanızın yarısı yok gibidir. SÂLİM AMCA'YA GELİNCE
"Şimdi Rahmetli Salim amcayla ilgili anımı anlatmak geldi içimden." diye başlayıp hastaları olduğunda, o zamanların tedâvi râyiçleri şartlarında yüklü nakit gerektiği noktada mecbur kalıp rahmetli babama mürâcaatlarında, kendilerine ikiletmeden, hattâ kayıt bile düşmeden yardımcı olunduğundan, Erzurum'da tedâvi süreçleri sonunda da imkânları olduğunda kolaylıkla ödeme yaptıklarından falan bahsediyor.
Özeti bu. Çok çok duâlar edip minnettârlıklarını belirtiyorlar. Hepsini buraya almıyoruz. BABA ÖZLEMİ, WEFÂ GÖZLEMİ
"Allah mekanını cennet makamını ÂLİ etsin inşallah.
O, yıllarca özlemini çektiğim (o kelimeyi yine yazamıyorum) O BÜYÜKLÜĞÜ yaptı bana." ifâdeleriyle de bitiriyor. Biz de, baba hasreti ve evlât acısıyla imrâr-ı ömr eden Telât Bey kardeşimize bu içten değerlendirme, katkı ve duâları dolayısıyla teşekkür ediyor, MAZLÛM YİĞİTLER, CÜMLE ŞEHİTLER
önden giden ve arkadan gelecek tüm sevdiklerimizle berâber bizleri sevdiklerine katıp, onlarla haşrederek, Gazze başta olmak üzere tüm mazlum yiğitler ve kâlpleri şehitlerle atıp o aşk ve gayretle yaşayanlarla berâber Efendimiz SAV'in komşuluğunda buluşturması niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor, cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes'selâm...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nuri KAHRAMAN
BABAMA DÂİR HÂTIRA VE YORUMLARDAN BİR DEMET...
Babacığım; elimizde sana ve âilemize dâir tuttuğumuz, tarzı îtibârıyle ajanda da diyebileceğimiz, kitap boyutuna ulaşan özel hâtıra defteri bulunup, oradan, yıl içerisinde zaman zaman birşeyler paylaşmayı ne kadar çok istesek te dünyâda ülkemizi ve coğrafyamızı, ümmet ve insanlığın geleceğini ve de hepimizi, geçmişiyle geleceğiyle birebir ilgilendiren o kadar sıcak gelişme ve gündemler oluyorki, onlardan yakamızı kurtarıp ta buna fırsat bulamıyoruz.
SÜPER LİG, GÜZEL GELİŞME
Daha doğrusu, ülkemiz de son yıllarda, küresel ölçekte çok güzel gelişmeler kaydetti; aslına dönüş, dünyâ arenasına çıkış ve ecdâdı gibi süper lige yükseliş seyrinde büyük mesâfeler katetti.
HEM DE BU YAŞINDA!
Hayâtta olsaydın yerinde duramayacağın, hem de bu yaşında, çağırsalar cepheye gideceğin nitelikte, tam senin hayâllerin ve hissiyâtını taşıdığın türde bölgesel terör ve beynelmilel siyâset bağlamında askerî, coğrafî, stratejik hamle ve gözle görülür, dünyânın yeni tanıştığı, gönül coğrafyamız ve de tüm dünyâ mazlûmlarını ümitlendiren somut ilerlemeler var. Dolayısıyla heyecân dorukta. Gelişmelerin heyecânıyla dopdoluyuz. Bîgâne kalamıyoruz.
MÎMÂR YAHŞİ, ÎMÂR MÜKEMMEL
Sâdece bu değil. Memleketin îmârında da hayâl ötesi başarılar var. Sağlık başta olmak üzere, toki öncülüğünde normâl ve de 11 ilin depremle yıkılması sonucu şehirlerin yeniden ve çok hızlı kurulmasında tüm dünyânın hayret ve gıpta ettiği noktadayız çok şükür. Hattâ; bunları gördükçe;
- Âh! Babamız hayâtta olup ta bunları o da görseydi, nasıl heyecanlanır, gutur duyardı! dediğimiz çok oluyor.
- Şimdi görse buraları tanıyamaz! diyoruz meselâ.
HİZB-İ HALK-I CUMHÛRİYET!
Ama, elbette değişmeyen şeyler de var! O da; tahmin edileceği gibi müzmin muhâlefet; Hizb-i Halk-ı Cumhûriyet!
Bir de; can çıkmadan huy çıkmazın ispâtı niteliğindeki yaratılıştan memnûniyetsiz, mızmız nankörler tâifesi...
SON DÂVET, PAYLAŞIMLAR BUKET
Evet babacığım; işte şu son DÂVET MECLİSİ programımız bu meyânda bir fırsat oldu ve de bu vesilesiyle kaleme aldığımız sana ve programa dâir yazılara bir çok katkı ve yorum geldi.
Bugün de, gönderenlere teşekkürlerle berâber onlardan bir demet daha sunacağız inşâllâh:
60'LARDAN 58'LERE RAMAZANLAR
Ondan önce dün Facebook'a düşen Ramazanlara dâir düşen bir paylaşımda, 92'den sonra ilk kez Ramazan'ın Şubat'a tevâfuk ettiğinden, bundan sonrakinin de 58'de olacağından bahsediyordu.
O zamana kim öle kim kala da, benim aklıma ondan da önceki 60'lı, Ramazan'ı bir çocuk olarak ilk idrâk ettiğimiz, ilkokullu, şubatlı dönemler geldi.
GÜMÜŞHÂNELİ'DEN ŞUAYİPLİ'YE
O zamanlar köyde yol yok, araba yok; olsa da belirli yere kadar, câmi yanına inmiyor. Karın da çok yağdığı yıllar. Dolayısıyla sen, Deden Gümüşhâneli Nûri Ağa'nın göndermesiyle Şuayip'te Müderris Gacaroğlu Ahmet Efendi'de okuyup dînî temel bilgiler yanında Kur'ân okumayı tecvidiyle berâber öğrenmiş biri ve de daha İmam-Hatip Okullarının da açılmadığı şartlarda doğal bir eleman olarak evimizde terâvih namazı kıldırıyordun.
KARLI GECELER, NURLU AKŞAMLAR
Biz çocuklar için çok güzel akşamlardı o akşamlar. Evimiz misâfirlerle şenleniyor, namazıyla, çayı, sohbeti ve ikrâmlarıyla sıcacık, dolu dolu ortamlar yaşıyorduk. Bitmesin istiyorduk.
GAZYAĞI FARFAR, PAÇAVRA FİTİL
Gitme zamânı gelince de; mevsim îcâbı, dışarısı soğuk, kar dizde, rüzgâr fırtına hâli, bâzen tipi adam götürüyor. Bir de zifiri karanlık. Ellerinde, içi gazyağı dolu, ağzı fitil niyetine paçavra sıkıştırılıp tutuşturulmuş, farfar dediğimiz bir düzenek. Onlar zar zor yakıyor, rüzgâr söndürüyor. Bir mücâdeleyle, gölgeleri savrula kaybola uzaklaşıp gidiyorlar. Hey gidi günler.
İSPANYA'DA TÂRİH, ENDÜLÜS'TE TERÂVİH
Babacığım; bu arada biz de gelininle berâber önümüzdeki salı İspanya'da olacağız inşâllâh. İsmini taşıyan torunun, geleceğini seninle ticârete programlamışken ve de sen onun ticârî merak, heves ve kâbiliyetinden ümitliyken senin vefatından sonra şartlar değişince devlet hizmetine yöneldi ve şu an 3. yılında staj için İspanya'da.
DUÂLAR, NİYÂZLAR; ŞÜKÜRLER
Bitip döndüğünde yazın asâleten atanacak ve senin de, bizim de duyunca göğsümüzü kabartacak, hepimizi onurlandıracak cinsten vazîfe tür ve muvaffakiyetlerine imza atacak inşâllâh. Duâmız ve beklentimiz bu meyânda. Bizlere bu imkânı bahşeden Rabbimizin lütfuna sonsuz şükürler olsun... Âmîn...
VATANIN SELÂMETİ, İNSANLIĞIN HİDÂYETİ
Yavrumuzun ve de tüm samîmî niyetli, dini-diyâneti yolunda, vatanın selâmeti, mazlumların hürriyeti, insanlığın hidâyeti niyetiyle gayret edenlerimizin yardımcısı olsun, mahcûp etmesin... Âmîn...
TEVÂFUK'TAN TETÂBUK'A
Babacığım; bu, dâvet sonrası peşpeşe 4. yazı oluyor.
Yorumlar geldikçe değerlendirmeye çalışıyoruz. Bunların son geleni tam da bizim Ramazan vurgu ve başlangıcımızla tevâfuk ve de bizim anlattıklarımızla tetâbuk ettiği için şimdi Facebook hesâbından din hizmeti görevlisi olarak Fransa'da bulunduğunu öğrendiğimiz sayın hocamıza teşekkürlerle berâber ilk onun yazdıklarıyla başlıyoruz:
SİZ, LÜLEBURGAZ'DAYDINIZ
Şükrü BAKTI: Mekanı cennet olsun kıymetli hocam. Lüleburgaz da öğretmenlik yaptığınız yıllardı. Ben 80'lerde İHL öğrencisi iken baba evinizde ramazanda teravih namazı kıldırmıştım. 30 akşam iftarı onlarla yapmıştım. Hak Teâlâ râzı olsun...
GÜZEL ARKADAŞ, SÜRPRİZ MESAJ
2. sırada, Ordu İHL'de birlikte görev yaptığımız, sonra tâyinle uzaklara gittiği için yıllardır görüşemediğimiz, bir yerlerde de tevâfuk etmediğimiz güzel bir arkadaşın sürpriz, onurlandırıcı, hoş bir paylaşım ve duâsı. Teşekkürlerle arz ediyoruz:
TEŞRÎK-İ MESÂÎ, SADAKA-İ CÂRİYE
Sinan ÇAKIR: Öncelikle yüce Rabbim gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Rahmetli babanızla benim de teşriki mesaim olmuştu. Senin gibi bu Necip Milletin Necip evlatlarına hâdim olan bir meslektaşımı, entelektüel bir şahsiyeti yetiştirmesi ki çok manidardır, sadaka-i cariyedir, mesleğinin çoğunluğunu İmam-Hatip Liselerimiz olmak üzere ülkemizin güzide Okullarında hizmet etmesi çok ulvî bir görev. Tekrar yüce Rabbim rahmetli babanızın mekanını âlî eylesin.
GÜZEL DUÂ'DAN HİSLİ YORUM'A
Bu güzel duygu, düşünce ve duânın ardından âmînlerle berâber, son olarak ta, hemen hemen her karşılaşmamızda hissiyât ve değerlendirmelerini tâzeleyen ve bizim de çoğunu kayıtlarımıza aldığımız vefâkâr kardeşimizin yazdıklarında şimdi sıra:
HANGİSİNİ, NASIL YAZAYIM?
Telat ÖNER: Çoook şeyler yazmak geliyor içimden lakin o kelimeyi telaffuz etmek öyle zor geliyor ki bana..
Sizleri öyle imreniyorum ki.. Dünyaya gelmenize vesile olan bir insanla ilgili hatıralarınız yaşanmışlıklarınız var.
Kalbiniz sevgileriyle dolu.. Onları mezara koyan evlatlara ne mutlu..
SİZE NE MUTLU! HÂLBUKİ BİZ!
Hiç tanımayanlar o sevgiyi tatmayanlar 2 yaşında ben, 1 yaşında bacım... Hâlâ özlemini yaşayanlar yazılarınızı ağlayarak bir köşede okuyanlar da var...
Hangi yaşta olursanız olun, Dünyanızın yarısı yok gibidir.
SÂLİM AMCA'YA GELİNCE
"Şimdi Rahmetli Salim amcayla ilgili anımı anlatmak geldi içimden." diye başlayıp hastaları olduğunda, o zamanların tedâvi râyiçleri şartlarında yüklü nakit gerektiği noktada mecbur kalıp rahmetli babama mürâcaatlarında, kendilerine ikiletmeden, hattâ kayıt bile düşmeden yardımcı olunduğundan, Erzurum'da tedâvi süreçleri sonunda da imkânları olduğunda kolaylıkla ödeme yaptıklarından falan bahsediyor.
Özeti bu. Çok çok duâlar edip minnettârlıklarını belirtiyorlar. Hepsini buraya almıyoruz.
BABA ÖZLEMİ, WEFÂ GÖZLEMİ
"Allah mekanını cennet makamını ÂLİ etsin inşallah.
O, yıllarca özlemini çektiğim (o kelimeyi yine yazamıyorum) O BÜYÜKLÜĞÜ yaptı bana." ifâdeleriyle de bitiriyor. Biz de, baba hasreti ve evlât acısıyla imrâr-ı ömr eden Telât Bey kardeşimize bu içten değerlendirme, katkı ve duâları dolayısıyla teşekkür ediyor,
MAZLÛM YİĞİTLER, CÜMLE ŞEHİTLER
önden giden ve arkadan gelecek tüm sevdiklerimizle berâber bizleri sevdiklerine katıp, onlarla haşrederek, Gazze başta olmak üzere tüm mazlum yiğitler ve kâlpleri şehitlerle atıp o aşk ve gayretle yaşayanlarla berâber Efendimiz SAV'in komşuluğunda buluşturması niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor, cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes'selâm...