SON DAKİKA
Hava Durumu

İSPANYA MEKTUPLARI-5 BABACIĞIM; ENDÜLÜS’TEN YAZIYORUM...

Yazının Giriş Tarihi: 02.03.2026 15:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 15:50

Babacığım; Türkiye'mizdeyken yazdığımız son mektupta belirttiğimiz gibi, 17 şubat Salı günü kazâsız-belâsız İspanya'ya geldik çok şükür. 2.gün terâvih başladı, 3.gün oruç. Çarşamba akşamı ilk terâvih namazına durduğumuzda 60 küsur yıl önce çocuk günlerimizde köyde senin bizlere kıldırdığın şubat terâvihleri geldi aklımıza. 3.şubat Ramazan'ı da buralarda, gurbet ellerde nasîp oldu yâni. Nereden nereye?
KAFKASYA'DAN ENDÜLÜS'E
Babacığım; büyük kızımla önceki yıl, millet olarak kültür ve irfânımızın büyük damarlarından, Anadolumuzu mayalayan altın silsilenin 6 büyük isminin türbesinin bulunduğu Özbekistan seyâhatini gerçekleştirmiştik. Bu defâ da büyük oğlumuzun bulunduğu, müslümanlar olarak Endülüs Medeniyetimizi gerçekleştirip 8 asır hükümfermâ olduğumuz, bilim ve felsefede hem kendimiz hem de batı nezdinde büyük atılım ve açılımlar yaptığımız, Avrupa'daki rönesansın önünü açtığımız, İspanya'nın başkenti Madrid’deyiz 10 günü aşkın zamandır.
ŞAŞIRACAKSIN; ÇOK HOŞUNA GİDECEK
Babacığım; daha başta küçük kızımın yaptığını söyleyeyim; çok hoşuna gidecek. Sen git; bilgisayarcıda Madrit namaz vakitlerini buldurup oradan İMSÂKİYE düzenleyip bastıttır! Fesübhânallâh. Kimin aklına gelir. Sen Betül'ü zâten biliyorsun. Hep yanında yörendeydi küçüklüğünden beri. Allâh CC nazardan saklasın. Burda bizim işimize çok yaradığı kadar Sâlim'in ilettiği arkadaşları falan çok orijinâl, incelikli bulup teşekkürler etmişler. Bir de, yanımızda o imsâkiyeden başka Ramazan alâmeti bir materyâl yok. Allâh CC râzı olsun. Onu da hayırlılarla karşılaştırıp her türlü işlerini kolaylaştırsın. Âmîn...
GELMEDEN ÖNCE, ZİYÂRETTEN SONRA
Babacığım; buraya gelmeden bir gün önce, yoğun hazırlıklar cümlesinden olmak üzere senin mezarını da ziyâret etmiştik. Yanımızda hem İmam-Hatip hem de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü'nde berâber okuduğumuz, burada da, bilhassâ emeklilik sonrası yakın arkadaşımız Şenel ÖZATA Bey Hoca da vardı. Hattâ duâ ederken Yusuf Kerem Torunun fotoğrafımızı da çekmiş.
ŞİİRLE FOTOĞRAF UYDU
Şimdi Facebook diye birşey var telefonlarda. Orada 6 yıl önce paylaştığımız bir söz fotoğrafı, tekrar paylaşmamız için ekrana getirilmişti. Yanına bir fotoğraf daha ilâve edilerek paylaşımı tazeleyebileceğimiz belirtiliyordu. Biz de bu fotoğrafla berâber kullandık. Çok da uydu.
Aslı şiir olan Molla Câmî'ye âit söz şuydu ki; büyük bir ümit kapısı niteliği olduğu için çok severim:
ASHAB-I KEHF'İN KÖPEĞİ, ŞÂİRİN DİLEĞİ
“Ya Resulallah (asm)! Ne olaydı Ashab-ı Kehf’in köpeği gibi, senin ashâbının arasında ben de Cennete gitseydim! O köpeğin Cennete, benimse Cehenneme gitmem revâ mıdır? O Ashâb-ı Kehf’in köpeği ise, ben de senin ashâbının köpeğiyim!”
SEN EVET AMA, YA BİZ?
Babacığım; hepimizin çok hatâ, noksan ve günâhları var. Sen, bir baba olarak, normâl ihtiyâçlar ve okutmanın ötesinde sıradışı fırsatları kullanmada da bizlere hep destek sağladın, en çetin ve kritik zamanlarda da dağ gibi madden-mânen arkamızda durarak görevini yaptın. Ama biz, gerek okuduklarımızın, gerekse Rabbimizin lûtfettiği maddî-mânevî imkânların hakkını, bırakalım sadaka ve infâkı, farz olan zekâtı mesâbesindeki karşılıklarını meydana getirebildik mi?
SAMÎMÎ NİYET, SÂDIK ÂİDİYET
Hep bunu düşünür; ama, Rabbimizin sınırsız rahmetine sığınır, birer kul olarak hepimizin noksanları çok olsa da iyi niyet, yetersiz olsa da kimi gayretlerimizin en azından bu şiirdeki gibi safımız ve samîmî, sâdık âidiyetimizin, bahâne Rabbisi olan Allâh CC ın Kerem ü ihsânıyla bizi Efendimiz SAV'in komşuluğunda buluşturacağı husûsunda ümitlenirim. Allâh CC büyüktür. Rahmeti geniştir.
Nitekim; Mâlik'in rivâyetinde Efendimiz SAV;
“Mü’minin niyeti, amelinden hayırlıdır.” buyurmaktadır. (Süyûtî, Câmiu’s-Sağîr, II, 194)
YÜKSEK TEPE, HORASAN RÜYÂ
Bunu te’yîden Kadı Iyâz anlatır:
Horasan sultanı ve kahramanlarından Amr bin Leys öldükten sonra onu sâlih bir zât rüyada gördü ve aralarında şu konuşma geçti:
“–Allah sana ne muâmelede bulundu?”
“–Allah beni affetti.”
“–Allah seni ne sebeple affetti? Hayatında nasıl bir amel işledin ki affa mazhar oldun?”
GAZVENİN SIRRI, KEŞKENİN HAYRI
Bunun üzerine Amr bin Leys şöyle cevap verdi:
“–Günlerden bir gün yüksek bir tepeye çıkmıştım. Oradan askerlerime baktım. Onların çokluğunu ve ihtişamını seyredince;
«Keşke Rasûlullah -SAV- zamanında vâkî olan gazvelere ordumla beraber iştirâk edip de O’nun uğrunda fedâ-yı cân eyleyen bahtiyarlardan olabilseydim…» diye hislendim.
İşte bu niyet ve iştiyâkımdaki ihlâs sebebiyle yüce Allah, bana rahmetiyle muâmele ederek günahlarımı bağışladı ve beni sonsuz nimetleriyle mükâfatlandırdı.” (Kadı Iyâz, Şifâ, II, 28-29)
ŞÂKİR DERVİŞ, KEREM YUSUF
İşte bu sözle senin, bizim fotoğraflarımız çok uydu. Derviş arkadaşımız Şenel Bey de aramızda. Fotoğrafı çeken de; sen hastânedeyken adını çokça sayıklayıp, özellikle o zamanların yeni moda yapay yoğun bakım görüş yasağı engeline takılan torunun, bir nevî hasret gittiğin Yusuf Kerem. İnşâllâh Efendimiz SAV'in komşuluğunda buluşmak, görüşmek nasîp olur. Âmîn...
ARABA GARAJI, HAYÂT VİRAJI
Babacığım; geçen gün de, senin 60'lı, 70'li yıllarda, şimdiki belediyenin olduğu yerdeki, senin meşhur Bedford Pikap, onun Tames damperli kamyonla arz-ı endâm ettiğiniz araba garajından arkadaşın Ebülhayırlı Nâhit VAROL Amca'nın oğlu Şenol HOCA, anne-babasıyla ilgili, fotoğraflarıyla berâber bir paylaşım yapmış; şöyle:
"ANNE İLE BABA'nın FARKI
...Dünyaya gözünü açtığın ilk andan itibaren seni seven annendir, seni sevdiğini saklayıp belli etmeyen ise babandır.
..Annen seni aleme sunar, Baban ise alemi sana sunar.
..Annen sana hayat verir, Baban ise bu hayatı nasıl Yaşarsın onu öğretir..."
BABA DOSTU, MÜCÂDELECİ KİŞİLİK
Çok beğendiğimiz, gerçeğin ifâdesi, 4-5 tâne de fotoğraf olan paylaşımın yorum kısmına, sizin arkadaşlığınız, bizim de tanıdığımız kadarı meyânında biz de şöyle yazdık:
"Allâh CC rahmet eylesin. Mekânları cennet olsun. Rabbimiz sizleri ve bizleri, anne-babalarımız başta olmak üzere tüm sevdiklerimizle berâber Efendimiz SAV'in komşuluğunda buluştursun; Âmîn wes'selâm..."
BİR ÇINAR, BİR PINAR; İKİ HATİM
Babacığım; biz burada, yabancı yerde, dışarıyla da pek işimiz olmadığından kendimizi daha çok okuma-yazmaya verdik. Senin her Ramazan okuduğun gibi hatim geleneğini zâten sürdürüyoruz. Burada Ayşe Bacım adına da hatim başladık. Bakalım, dönene kadar bitirmeye çalışacağız İnşâllâh.
KONYA'DA İFTÂR, MÜJDELER VAR
Bir de, Sevdenur torunun Konya'da iki cumâdır kızı Nilüfer'in sınıf arkadaşlarına iftar verdiler. 20 civarında çocuk yanında Sınıf hocaları ve kimi anneler de katılmış. Tüm torunların olduğu gibi Sevdenur da seni ayrı bir seviyor. İlk iftarı, sen çocukları çok sevdiğin için senin, 2.sini de kendisinin her yönüyle çok benzediği Ayşe halası adına yapmış. Doğrusu çok duygulandım. Allâh CC kabûl etsin. Hayırlı niyetlerini müyesser, niyetlerini müstecâb kılsın. Âmîn...
KENDİ KÜÇÜK, KADRİ BÜYÜK
Babacığım; dedim ya okuma-yazma diye. Mushaf ve Yâsin cüzlerinden başka duâ, evrâd ve kültür kitapları da getirmiştik. Senin boş zamanlarda yazıhânede elinde sık gördüğüm AKİT'in verdiği HISNÜL'MÜSLİM; Kur'ân ve Sünnet'te Müslümanın Sığınağı DUÂ ve ZİKİRLER adlı cep boy duâ kitabını bir daha gözden geçirdim. Altını çizdiğim yerlere baktım. Herşeyden önce çok güzel bir önsöz ve sunumları var. Biz sâdece oradan çok önemli bir seçkiyle, yazımızın da finâlini yapacağız. İnşâllâh ömrümüzün finâli de, senin de yapmaya çalıştığın gibi böyle duâlı olsun, Rabbimiz bizleri bu duâlar bereketine sevdiklerimizle buluştursun niyâzıyla arz ediyoruz:
HISNÜL'MÜSLİM, SEYYİDÜ’L İSTİĞFÂR
Şeddad bin Evs’den -radıyallahu anh- rivayete göre Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
“İstiğfârın en üstünü kulun şöyle demesidir:
“Allâhümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mesteta’tü eûzü bike min şerri mâ sana’tü ebû ü leke bi-ni’metike aleyye ve ebû ü bi zenbî fağfirlî fe innehû lâ yağfiruz-zünûbe illâ ente.”
SEN'DEN BAŞKA AFFEDECEK YOK
Anlamı: «Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Sen’den başka ibâdete lâyık ilâh yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Sen’in kulunum. Ezelde Sana verdiğim sözümde ve vaadimde hâlâ gücüm yettiğince durmaktayım. İşlediğim kusurların şerrinden Sana sığınırım. Bana lutfettiğin nîmetleri yüce huzûrunda minnetle anar, günâhımı îtirâf ederim. Beni affet, şüphe yok ki günâhları Sen’den başka affedecek yoktur.»”
Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz sözlerine devamla şöyle buyurur:
KÂLBÎ DUÂLAR, İÇTEN NİYÂZLAR
“Her kim, bu Seyyidü’l istiğfârı sevâbına ve fazîletine bütün kalbiyle inanarak gündüz okur da o gün akşam olmadan ölürse Cennetlik olur. Yine her kim, sevâbına ve fazîletine gönülden inanarak gece okur da sabah olmadan ölürse Cennetlik olur.” (Buhârî, Deavât, 2, 16; Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101)
İnşâllâh, İnşâllâh babacığım; elinden düşürmediğin böylesi duâlar ve bizlerin de okuyup âminlerimizle berâber Rabbimiz bizleri rahmetine garkeyleyip Cennetle, Cemâlle müşerref olanlardan eylesin. Âmîn...
ÎRAN'DAN VÎRÂN'A, COĞRAFYA'DAN TÛRÂN'A
Mektubu noktalarken, en son Îran'a saldırıp liderini katleden hoyrat batının bizim elimizden yumruk yiyip dersini alışını, dolayısıyla vîrâniyet ve perîşâniyetlerini görmeyi tez zamanda lûtfetmesi niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor, Endülüs diyârından cümleye sevgiler-saygılar sunuyoruz wes'selâm...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.