SON DAKİKA
Hava Durumu

İSPANYA MEKTUPLARI-9 CUMÂ HAREKETİ,  CÂMİ BEREKETİ: EYÜP'TE MAHYA, İFTARDA KONYA, REAL MADRİD, ARDA, KATALONYA...

Yazının Giriş Tarihi: 08.03.2026 15:26
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.03.2026 15:29

Es'selâmü Aleyküm Değerli dostlar. Hutbede hocanın, günler geçiyor, işte Ramazanı yarıladık diye duygusal bir giriş yaptığı gibi biz de diyoruz ki; burada 3 haftamız dolmak üzere ve Ramazanın RAHMET ve MAĞFİRET safhalarını idrâk edip CEHENNEMDEN KURTULUŞ finâl kısmının eşiğine geldik.
NÎRÂN'DAN CÎRÂN ve CİNÂN'A
Bu, herbiri birbirinden sevindirici, iç açan, müjdeli mefhumların cümlesinin de muhtevâ, maksad ve maksûduna erişmiş olmayı ve de son tahlilde, bu müjdeleri veren Efendimiz SAV'in komşuluğunda tüm sevdiklerimizle berâber buluşmayı Rabbimiz bizlere lûtfeylesin duâsı ve içten Âmîn'le söze başlıyoruz bugün.
DİBÂCE, MEVZÛ; ZAMAN-ZEMİN*
Sevgili dostlar. Konu geniş, anlatacak şey çok; buna karşılık ne zaman, ne de zemin yok. Onun için bu müjdeli, güzel duâlı dibâceden sonra mevzûya direkt girelim diyoruz inşâllâh.
Evet; başlıkta hareket dedik, bereket dedik ya; gerçekten de öyle sevgili dostlar.
5 MİLYON, 3 CÂMİ; EY AHÂLÎ!
Bakınız; yer yer, hayır olarak illâ da câmi yaptırmak adına dengesiz tezâhürlerin olduğu ülkemiz için bu kelimeler pek birşey ifâde etmeyebilir ama, Google'a sorun; 5 milyona yakın nüfuslu Madrid için 3 câmi adı veriyor. Dolayısıyla, onlar da tabiatıyla uzak; vakit ve de dolayısıyla teravih namazlarına katılım meyânında oldukça elverişsiz bir durum bu.
SÂDECE NAMAZ DEĞİL; HERŞEY
Yâni, cumâda cemaat zorunluluğu olmasa, bizim örneğimizde olduğu gibi hareket yok, câmi olmayınca da bereket! 3 cumâdır bulunduğumuz Madrid'de bunu çok iyi anladık. Hem câmi, sâdece namaz değil, eğer düşünülürse çok, hattà her bakımdan bereket. Başta, şehirler için nefes, temizlik, arınma, park, bahçe, maddî-mânevî hâcet yerleri. Gerçek bir sığınak. Bunu, yokluğunda daha iyi anlıyorsunuz.
EMİRLER, TELKİNLER, TAVSİYELER
İşte burada, siz değerli dostları da bu noktada yeniden tefekküre ve de dînimizin cumâ emirleri, cemaat telkinleri ve de kardeşlik, birlik-berâberlik tavsiyelerindeki hikmetleri tekrar idrâke dâvet ediyoruz. Bu meyânda söz bitmez.
HEM ARAPÇA, HEM İSPANYOLCA
Her neyse; biz şimdi gelelim son cumâmıza. Geçen ikisini, İslâm Kültür Merkezi Câmii'nde kılmıştık. Bugün ise Cumâ için, İspanyolca adı [Mezquita Central de Madrid] olan Madrid Merkez Câmii'ne gittik. Binâ olarak daha eski, daha küçük ve daha merkezde olma yanında müstakil ve külliye şeklinde değil, sokak içerisinde bitişik nizam, iki apartmanın birleşmesinden oluşmuş gibi bir şekil ve cesâmetteki bu câmiye girdiğimizde, imam mîmârîye has minbere çıkmış, duâlara başlamıştı. Hutbeyi önce Arapça sonra da İspanyolca okudu.
KONU "BİRR"; ANLAM ÇOK ve GENİŞ
Konu; Bakara Sûresi 177. Âyet çerçevesinde BİRR; yâni, zâhirî-bâtınî hertürlü iyiliğin aslının ne olduğu, sâdece kıble, namaz, oruç gibi şahsî, şeklî hareket ve ibâdetlerden öte, zekât, infak, sadaka, fıtır sadakası gibi ictimâî olanlarını da ihmâl etmemekle berâber hem de bedensel olarak sabra, içsel olarak da takvâya ulaşmanın gerekliliğine vurgu yaptı. Mâlum; âyet meâlen şöyle:
KIBLEDEN ÖTESİ; HERŞEYDEN BERİSİ
[Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz erdemlilik değildir. Asıl erdemli kişi Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara harcayan; namazı kılıp zekâtı verendir. Böyleleri anlaşma yaptıklarında sözlerini tutarlar; darlıkta, hastalıkta ve savaş zamanında sabrederler. İşte doğru olanlar bunlardır ve işte takvâ sahipleri bunlardır.]

DUÂ DA VAR ÂMÎN DE
Baştan sona, yarım saat kadar süren Hutbeyi âyet ve hadislerden seçilmiş epey süren duâlarla bitirdi. Cemaat te, farzdaki Fâtihaların ardındaki yüksek, kubbeyi dolduran âmînler kadar değil tabiî, hattâ kısık diyebileceğimiz âminlerle eşlik etti. Bizde tartışılan hutbede duâ ve Âmin konusu burada tartışmasız, normâl bir uygulama şeklinde.
A'LÂ, ĞÂŞİYE; BİRAZ HAŞİYE
İki hafta önce diğer câmideki ilk cumâda olduğu gibi bu hocamız da 1.rekâtta A'LÂ, 2.de GÂŞİYE'yi okudu.
Hattâ; 2.sûre 1.'den uzun; bu raslantı olamaz, bir gerekçe vardır deyip araştırdık. Sonra, Peygamber Efendimiz (SAV)in, Cuma namazında Cumâ, Münafikûn gibi sûreler yanında “A’lâ Sûresi ile Ğâşiye sûrelerini okuduğu”na dâir rivâyetler olduğunu, fakihlerin bunu, başka sûreleri de ihmâl etmemek adına hüküm olarak müstehap diye açıkladıklarını gördük. Bir nevî tavsiye yâni. (Müslim, Nesâî; Cuma)
UZUN RÜKÛ, SECDELER ve KAVMELER
Namazda bir başka husus ta rükû, sücûd ve araların uzun olması. Bizim üç kere dediğimiz yerde onlar 15 kere diyecek kadar duruyorlar. Bu da namazı, çabucak, birkaç cümleyle geçiştirmeden çok duya duya kılmaya daha yakın gibi gözüküyor.
SUYUN ÂDÂBI, NAMAZIN EDEBİ
Hani suyu bir diklemeye içmek değil de, soluklana soluklana içmek gibi. Elbetteki 2.si daha sağlıklı. Hattâ, duâların en güzeli secdede yapılanı değil midir? 1.sinde aklıma gelmedi ama, 2.sinde Kur'an'dan duâ âyetleri yanında Seyyidül'İstiğfârı okumak nasîp oldu çok şükür; Elhamdülillâh...
HOCA CÎRÂN, BİZ MİSÂFİRÂN
Namaz sonrası hocayla tanıştık. Sûriyeliyim deyince; biz de CÎRÂNIZ, (yâni KOMŞUYUZ) dedik. O da hemen; TÜRKİYE dedi. Dînî tahsilini Suud'da yapmış. Adının Mahmud Hâtemî olduğunu öğrendiğimiz hocamıza;
- Hutbenizi beğendim; oldukça fasih, yâni anlaşılır ve akıcıydı dedim. Tebessüm etti ve;
- Böyle yapmak zorundayız. Çünkü konu kolay, iyi ve net anlaşılsın istiyoruz. dedi.
NASIL YÂNİ AMA?
Teşekkür edip ayrılırken;
"İLEL'LİKÂ FİL'CENNE" dedik; çok hoşuna gitti. [Yâni; CENNETTE GÖRÜŞMEK ÜZERE]
Sonra dönüp odasına giderek fotoğraf çekinmeyi teklif ettik. Müspet karşılık verdi sağolsun. Cemaatten birine işâret etti.
Tekrar; İLEL'LİKÂ deyip yüzüne baktık; KEYFE? dedik. Bu, NASIL? demek yâni. Hemen anladı. Tebessümle berâber;
- FİL'CENNE! diye karşılık verdi.
AYRILIK VAKTİ, HÂTIRA ZAMÂNI
Bu muhabbetle berâber ayrıldık. Allâh CC bizleri millet olarak ta ümmet olarak ta muhabbetten ayırmasın. Zîrâ; dünyâda da, âhirette de tüm müşkillerin çözümü muhabbette.
Birkaç daha içerden dışardan fotoğraf aldıktan sonra oğlum ve eşimle geldiğimiz câmiden otoparka doğru hareket ettik.
MAĞRİB, FAS, MAROK
Câminin civârında arap diliyle adı MAĞRİP olan, batıda MAROCC denen, bizce de FAS denen ülke menşeli müslümanlara âit kasap vs. gibi, alnında HALAL yazan, küçük te olsa mağazalar gördük.
REAL MADRİD STADI
Bu arada yol üzerinde, gelirken olduğu gibi dönerken de meşhur, dünyânın en iyisi olarak bilinen, bizim ARDA'nın da kadrosunda yer aldığı REAL MADRİD takımının adını taşıyan ünlü stad tevâfuk etti. Yanından geçerken birkaç kare fotoğraf aldık.
KRAL TAKIM, FARKLI TESİS
Spor çok ilgi alanımız değil ama bu takım ayrı. İspanya'yla bütünleşmiş ve de dünyâya mâlolmuş. Stad yapı olarak ta çok özel ve de İspanya'nın en özgün mîmârî eserlerinden olup, ücretle girilerek ziyâret edilen bir turistik ve de artı ekonomik tarafı var.
Bunlardan başka ve bir spor kuruluşundan öte olarak, siyâseten devlet ve kraliyetle bütünleşmiş bir rûhun ifâdesi olarak kabûl ediliyor.
BARSELONA TAKIMI, MUHÂLEFET AKIMI
Onu tâkip eden Barselona takımı ise, ülkemizde de zaman zaman benzer boyutlar kazandığı şekliyle, Katalonya bölgesinin bir takımı ve de bölgesel, ayrılıkçı katalan ve taraftarlarının ekibi olarak biliniyor.
CUMÂ BAYRAM, HAYÂT SEYRAN
Cumâ zâten bayramımız ama burada, gurbette, farklı bir yerde, büyük bir okyanusta sığınılan ada misâli artı huzur, sevinç ve mutluluklarla geçti. Bir de eve gelince çocuklardan gelen haber ve mesajlar da bunu taçlandırdı.
CÂMİLER MAHYA; GENÇLERLE İHYÂ
İstanbul'dan Yusuf Kerem, bir fotoğrafla berâber şu notu göndermiş:
"Yunusla bu aksam eyupe teravihe geldik tevafuk bak mahyada ne yazıyor..."
Kızım da Konya'da, geçen cumâlarda dedesi ve halası adına olduğu gibi bu akşam da İlkokul 4'de okuyan kızının sınıf arkadaşlarını, genç yaşta rahmete kavuşan kuzeni sevâbına iftara almış. Allâh CC râzı olsun...

ARŞIN GÖLGESİ, EFENDİMİZ (SAV)İN MÜJDESİ
Ebû Hüreyre RA rivâyeti olarak Kütüb-i Sitte'nin hemen hepsinde yer alan Hadîs-i Şerîf'inde Efendimiz SAV;
“Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır diye söze başlayıp ilk madde olarak
1- Âdil devlet başkanını söyledikten hemen sonra 2.sırada;
2- Rabbına kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç diye buyurmuştur. 3. olarak ta
3- Kalbi mescidlere bağlı müslümanı saymıştır.
HAVF HARCI, RECÂ BURCU
Hattâ diğer maddeler de uyuyor böyle gençlere:
4- Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan,
5- Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben Allah’tan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit,
6- Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse,
7- Tenhâda Allah’ı anıp göz yaşı döken kişi.”
[Buhâri, Müslim, Tirmizî, Nesâî]
BİZİMKİLER, SİZİNKİLER; HEPSİ
Başta bizimkiler, sizinkiler olmak üzere Ümmet-i Muhammed'in tüm gençlerini Efendimiz SAV'in bu müjdelerine nâil olanlardan kılması, millet ve ümmetin birlik-dirlik ve hilâfetiyle berâber Gazze, Doğu Türkistan, Sûdan gibi gönül coğrafyamızın mazlumlarının kurtuluşunu, insanlığın ufkunun hidâyete açılışını göstermesi niyâzıyla Rabbimize yalvarıyor; cümleye kadîm Endülüs diyârından sevgiler-saygılar sunuyoruz wes'selâm...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.