SON DAKİKA
Hava Durumu

DAĞLARIN ARKA YÜZÜ

Yazının Giriş Tarihi: 04.05.2026 19:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.05.2026 19:05

Bir Karadenizli olarak dağlarla yaşamadım hiç. Görmüşlüğüm vardır elbet. Nasıl ki denizin olmadığı yerlerde doğanlar denizi sonra görmesi gibi. Görmek yaşamakla aynı değildir.
Göl, dağ, deniz, ova, vadi ve daha niceleri. Kendi türkülerini söyler bulunduğu yerlerde. Van Gölü, göllerin şahıdır ülkemizde. Kızılırmak ve Yeşilırmak denize ulaşma mücadelesi verir onca yolu kat ederek.
Konya ovası kendi ıssızlığını dinler çoğu zaman, kendi sessizliğini…
Ağrı Dağı efsanelere konu olmuştur. Çukurova’nın düzlüğü başka şey söyler, Karadeniz’in hırçın dalgaları başka…
İrili ufaklı ırmaklar, dereler, çaylar ve nehirler kendileriyle yarışır…
Göller sularını kendi için saklar… Ovalar insanın iç dünyasının sessizliğini veya isyanını muhafaza eder daime. Ulaşılmaz beldelerin durak yerleri gibidir sanki…
Dağların heybeti bir başkadır. Tepeler; köyleri, ilçeleri, illeri hatta sınırların tabii bekçileridir.
Bir Karadenizli olarak dağları merak ederim hep. Bütün azameti ile durur bulunduğu yerde asırlardır. Bütün heybetiyle içinde saklar sırlarını. Dağların diğer yüzü bir muammadır. Karanlıkta kalsa da karanlık değildir. Işıksızdır sadece. Gönül ışığı ile ışıtır bulunduğu yeri. Ve sadece gönlü olanlar görür bu ışığı…
Tepeler dağ gibi değildir. Birbiri ardına dururlar veya yan yana. Arada kalan boşluk diğer tarafın varlığına delalettir.
Öteler…
Varlığı malum, kendisi meçhul yer…
Öteler…
Gözün değil, gönlün görebileceği bir yer…
Öteler…
Mavera yurdu… Sır… Esrar… Malûmun meçhulü…

Dağlar…
Heybeti ve mahiyeti kendinde saklı. Gün akşam olunca bir yanı karanlığa gömülür. Karanlıkta kalan yanı günün muhakemesini yapar. Görünen tarafı ise şehir ışıklarının şavkıyla fark edilir. Gece biter gün başlar. Bu sefer karanlıkta kalan taraf aydınlanır önce. Bu sefer şehrin ışıkları değildir görünmesine sebep.
Güneşin şavkıdır…
Sır perdesi ağır ağır kalkar aradan. Gün devam eder. Kimse ne dağın görünen, ne de ardıyla alakadar olur. Ancak o bütün heybeti ile durur durduğu yerde.

Bir yolcu, bir ırmaktan su serper yüzüne. Başka bir yolcu uçsuz bucaksızmış gibi duran ovaları geçer. Bir yolcu, bir gölün kenarında sabahlar… Bir yolcu uzaktan bakar vadilere, kanyonlara ötelere… Bir yolcu bir deniz kenarında mola vermişken ya denizin hırçın dalgalarının sesini dinler ya da bir tülün pencereden sarkması gibi dalgacıkların sahili okşamasını seyre dalar.
Dağ; bütün heybetiyle durur yerinde. Ardı ile önü başka türküler söyleyerek…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.