SON DAKİKA
Hava Durumu

İP İLE KAPATILAN KAPILAR

Yazının Giriş Tarihi: 25.11.2025 16:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.11.2025 16:28

Daha anahtar ve kilit hayatımıza girmemişti.
Hayatta en esaslı şey güvendi. Kimsenin kimseye zarar vermediği zamanlardı. Komşu demek kan bağı olamayan akraba demekti.
Komşuda pişen bize de düşüyordu. Komşudan komşuya giden ve gelen kaplar boş dönmüyordu.
Bir ağacın dalları gibi olunan zamanlardı.
Evimizin dış kapısı açık kalırsa içeride zarar verebilecek canlılar insan sınıfından olanlar değildi. Ya komşunun kedisi ya da köpeği girebilirdi. Belki komşunun tavukları…
Bu canlıların insanlar gibi akli melekeleri çok gelişmiş olmadığı için bir sevk-i tabii ile hareket ediyordu. Yani yaratılışları böyleydi. İnsan dışında olan hiçbir canlı iyiyi veya kötüyü ayırt etme özelliğine sahip değildi.
Her köyde, her mahallede yaşayan kişiler sanki aynı soyun zamanla çoğalmış haliydi. Herkes herkesin derdini de imkânını da bilirdi.
Aradan geçen seneler insanları daha da ferdiyetçi hale getirdi. Para önce çare sonra yara olmaya başladı.
Kara olmaya başladı.
Zaman geçtikçe mal biriktirmeye başladık. Sonra da onları koruma kaygısına düştük.
Kimden?
Tabii ki önce yakınlarımızdan. Yani komşularımızdan.
Eskiden evlerimizin dış kapısı ip ile örtülürdü. O da hayvanlar girmesin diye. Kapımız komşularımıza her zaman açıktı.
Durup dururken “anahtar ve kilit” diye bir şey türedi.
Binaları korumak içindi…
Daha sonra “Kapını kitle, komşunu hırsız tutma” diye bir söz girdi hayatımıza.
Sandıklarımıza bile şifre koymaya başladık.
Ne demekti bu?
Bu sefer hane halkından korumaya başladık bazı şeyleri.
Hâlbuki kilitler “vicdanlara” konmalıydı.
Vicdan denilen mefhumun manası kaybolunca çok şey kıymetini yitirdi.
Artık “Komşu komşunun külüne muhtaç” olmamaya başladı. Çünkü “Her koyun kendi bacağından asılır” diye başka bir sözü daha öğrettiler bize.
Cemiyet tarifi mümkün olmayan bir çürümeye doğru gidiyordu.
Herkes bir diğerinden çekinir oldu önce. Sonra da korkar oldu.
Sevdalarımız kayboldu önce yani samimi sevgilerimiz.
Sonra itimadımız azalmaya başladı zaman içinde.
Kapılarımızı artık çelikten yaptık. Şifreli ve çoğaltılması mümkün olmayan anahtarlar kullanmaya başladık.
Yine de çok şeyimizi koruyamadık.
Sahi biz koruduğumuz halde sahip olduklarımızı kim çalıyordu.
Kim olacak! Önce vicdanımızı çaldı hırsızlar, daha sonra da sahip olduğumuz diğer şeyleri.
Kapıya bağlı çok arayacağız…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.