Keşap’a ilk defa 2022 senesinin mayıs sonlarıydı. Ülkemiz ve dünya yaklaşık iki sene “Korona” denilen görünmeyen illet ile mücadele etmişti. Ülkemizde olduğu gibi dünyada da çok insan bu musibetten dolayı hayatını kaybetmişti.
Uzun süre ev hapsinin ardından, komşu ilimiz olan Giresun’un bazı ilçelerini görmek için yola koyuldum. Ünye’de ikamet ettiğim için sahil boyunu tercih ettim.O zaman şartlar çok müsait olmadığı için insanlarla fazla temas kuramadım.
Aradan geçen üç senenin ardından Keşap’a tekrar uğradığımda çok farlılıklar gördüm. Şehrin fotoğrafı değişmiş gibiydi. Belki Keşaplılar bunu fark edemez. Yabancı gözüyle değişiklikler anlaşılıyordu.
Son olarak kasım ayının ilk haftası içinde Keşap ilçesine bir daha uğradım. Sonra yürüdüm mevcut sokaklarında. Dere boyu yürürken şehrin merkezi olarak kabul edilen yere yakın köprünün üzerine ulaştım. Köprünün üzerinden karşı tepelere baktığımda, Ordu ili sağ tarafımda kalıyordu.
Köprüye ulaştığımda biraz durdum. Kim bilir bu köprüden kimler geçti diye düşündüm. Yönüm karşı tepelere dönük iken sırtım Karadeniz’e dönüktü. Köprü üzerinden sağı solu incelerken karşı tepelerden birinin diğerlerine göre daha yüksek olduğunu fark ettim. Hemen ismini öğrenmek istedim.
Bir yeri gezerken bazı şeyleri öğrenmek, o yerin hafızada daha fazla kalmasını sağlamak demektir. Ben de yanımdan geçen ilk kişiye “Şu tepenin ismi ne?” diye sordum. Cevap olarak “Arslan Marketin sahibine sor” oldu. Önce bir düşündüm. Yerimi terk etmeden köprü üzerinde dururken yanımdan geçen ikinci kişiye de aynı soruyu sordum. Onun da cevabı “Arslan Marketin sahibine sor” oldu.
Artık tavsiye edilen kişiyi bulmam gerektiğine karar verdim. Zaten köprü ile market arası 50 metre var yoktu. Kapıdan girdim. Daha sonra isminin Kenan Öztürk olduğunu öğrendiğim şahsa dönerek “Köprüden görünen en yüksek tepenin ismini öğrenmek istedim, kime sordumsa size yönlendirdi. Bana yardımcı olabilir misiniz?” dedim.
Kenan Öztürk Bey, bana dönerek “Elimdeki işi bitirip geliyorum” dedi ve iki dakika içinde köprüye ulaştık. Ona sorduğum tepeyi parmağımla işaret ettim.
Efendim, adı geçen tepenin ismi Güre Tepesi imiş. Tepe Altınpınar sınırları dâhilindeymiş. Bunu öğrendikten sonra tekrar markete kadar gittik. Zaten diğer tepeler aynı boyda ve sayısı epey fazlaydı. Güre Tepesi bir komutan edasıyla duruyordu aralarında. Sanki Keşap’ı gözlem altına almış gibi. Karadeniz’i en rahat seyreden tepe oydu aralarında. Bir yanı Keşap’a bakarken bir yanı da ufka bakıyordu.
Kaç kişi o tepenin ismini merak etmişti bilmiyorum. Ayrıca tepenin isminin bilinmesinin ne ehemmiyet olabilirdi? Sadece Güre Tepesi değil, yanında bulunan tepeler sanki Keşap’ı koruyor gibiydi. Keşap’ta in cin uykudayken bile o tepeler bütün heybeti ile orada duruyorlardı. Varsın bilinmesindi isimi. Çünkü o teperler asırlardır kimleri görmedi ki bu ilçede.
Daha da görecek dünya durdukça.
Bu arada Kenan Öztürk’ten de bahsetmek istiyorum. Bir kere ilk konuştuğum iki kişi de Kenan Öztürk’ün ismini vermesi bir hayli dikkat çekiciydi. Belli ki etrafına duyarlı biri. Doğrusu herkes tarafından kabul görmek fevkalade güzel bir his olmalı.
Kenan Öztürk Bey ile biraz sohbet ettim. Keşap’ın emektar esnaflarından. İki kardeş arıcılık da yapıyormuş. Arıları ve arıcılığı çok seviyor. Kendisi 1963 yılından beri işletiyor bulunduğu yeri. Önceleri mütevazı bir bakkal olarak açmış ve bugünlere gelmiş. Arıların çalışkanlığı ders olmuş ona belki de. Öyle ya arılar çalışkan ve faydalı canlılar sınıfındandır.
Kendisine “Konuyla ilgili yazabilir miyim?” dedim. Bana “elbette” dedi. Ben de bu izin ve cesaret ile bu satırları yazıyorum. İleride Kenan Öztürk’e ait bazı şeyler daha yazarım. Şu an yerim bu kadar yazmaya elveriyor.
Daha sonra Keşap’ı dolaştım biraz. İki gün sonra Ünye’ye dönerken tekrar uğradım. Bazı okulları ziyaret ettim. Gün olur onlar ile de yazarım. Kenan Öztürk başta olmak üzere bütün Keşaplılara en kalbi selamlarımı yolluyorum.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ZEKİ ORDU
KEŞAP’I BEKLEYEN TEPE: GÜRE TEPESİ
Keşap’a ilk defa 2022 senesinin mayıs sonlarıydı. Ülkemiz ve dünya yaklaşık iki sene “Korona” denilen görünmeyen illet ile mücadele etmişti. Ülkemizde olduğu gibi dünyada da çok insan bu musibetten dolayı hayatını kaybetmişti.
Uzun süre ev hapsinin ardından, komşu ilimiz olan Giresun’un bazı ilçelerini görmek için yola koyuldum. Ünye’de ikamet ettiğim için sahil boyunu tercih ettim.O zaman şartlar çok müsait olmadığı için insanlarla fazla temas kuramadım.
Aradan geçen üç senenin ardından Keşap’a tekrar uğradığımda çok farlılıklar gördüm. Şehrin fotoğrafı değişmiş gibiydi. Belki Keşaplılar bunu fark edemez. Yabancı gözüyle değişiklikler anlaşılıyordu.
Son olarak kasım ayının ilk haftası içinde Keşap ilçesine bir daha uğradım. Sonra yürüdüm mevcut sokaklarında. Dere boyu yürürken şehrin merkezi olarak kabul edilen yere yakın köprünün üzerine ulaştım. Köprünün üzerinden karşı tepelere baktığımda, Ordu ili sağ tarafımda kalıyordu.
Köprüye ulaştığımda biraz durdum. Kim bilir bu köprüden kimler geçti diye düşündüm. Yönüm karşı tepelere dönük iken sırtım Karadeniz’e dönüktü. Köprü üzerinden sağı solu incelerken karşı tepelerden birinin diğerlerine göre daha yüksek olduğunu fark ettim. Hemen ismini öğrenmek istedim.
Bir yeri gezerken bazı şeyleri öğrenmek, o yerin hafızada daha fazla kalmasını sağlamak demektir. Ben de yanımdan geçen ilk kişiye “Şu tepenin ismi ne?” diye sordum. Cevap olarak “Arslan Marketin sahibine sor” oldu. Önce bir düşündüm. Yerimi terk etmeden köprü üzerinde dururken yanımdan geçen ikinci kişiye de aynı soruyu sordum. Onun da cevabı “Arslan Marketin sahibine sor” oldu.
Artık tavsiye edilen kişiyi bulmam gerektiğine karar verdim. Zaten köprü ile market arası 50 metre var yoktu. Kapıdan girdim. Daha sonra isminin Kenan Öztürk olduğunu öğrendiğim şahsa dönerek “Köprüden görünen en yüksek tepenin ismini öğrenmek istedim, kime sordumsa size yönlendirdi. Bana yardımcı olabilir misiniz?” dedim.
Kenan Öztürk Bey, bana dönerek “Elimdeki işi bitirip geliyorum” dedi ve iki dakika içinde köprüye ulaştık. Ona sorduğum tepeyi parmağımla işaret ettim.
Efendim, adı geçen tepenin ismi Güre Tepesi imiş. Tepe Altınpınar sınırları dâhilindeymiş. Bunu öğrendikten sonra tekrar markete kadar gittik. Zaten diğer tepeler aynı boyda ve sayısı epey fazlaydı. Güre Tepesi bir komutan edasıyla duruyordu aralarında. Sanki Keşap’ı gözlem altına almış gibi. Karadeniz’i en rahat seyreden tepe oydu aralarında. Bir yanı Keşap’a bakarken bir yanı da ufka bakıyordu.
Kaç kişi o tepenin ismini merak etmişti bilmiyorum. Ayrıca tepenin isminin bilinmesinin ne ehemmiyet olabilirdi? Sadece Güre Tepesi değil, yanında bulunan tepeler sanki Keşap’ı koruyor gibiydi. Keşap’ta in cin uykudayken bile o tepeler bütün heybeti ile orada duruyorlardı. Varsın bilinmesindi isimi. Çünkü o teperler asırlardır kimleri görmedi ki bu ilçede.
Daha da görecek dünya durdukça.
Bu arada Kenan Öztürk’ten de bahsetmek istiyorum. Bir kere ilk konuştuğum iki kişi de Kenan Öztürk’ün ismini vermesi bir hayli dikkat çekiciydi. Belli ki etrafına duyarlı biri. Doğrusu herkes tarafından kabul görmek fevkalade güzel bir his olmalı.
Kenan Öztürk Bey ile biraz sohbet ettim. Keşap’ın emektar esnaflarından. İki kardeş arıcılık da yapıyormuş. Arıları ve arıcılığı çok seviyor. Kendisi 1963 yılından beri işletiyor bulunduğu yeri. Önceleri mütevazı bir bakkal olarak açmış ve bugünlere gelmiş. Arıların çalışkanlığı ders olmuş ona belki de. Öyle ya arılar çalışkan ve faydalı canlılar sınıfındandır.
Kendisine “Konuyla ilgili yazabilir miyim?” dedim. Bana “elbette” dedi. Ben de bu izin ve cesaret ile bu satırları yazıyorum. İleride Kenan Öztürk’e ait bazı şeyler daha yazarım. Şu an yerim bu kadar yazmaya elveriyor.
Daha sonra Keşap’ı dolaştım biraz. İki gün sonra Ünye’ye dönerken tekrar uğradım. Bazı okulları ziyaret ettim. Gün olur onlar ile de yazarım. Kenan Öztürk başta olmak üzere bütün Keşaplılara en kalbi selamlarımı yolluyorum.