SON DAKİKA
Hava Durumu

NOT ALMA VEYA GÜNLÜK TUTMA ALIŞKANLIĞI

Yazının Giriş Tarihi: 09.12.2025 16:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.12.2025 16:13

Genelde bulunduğumuz zamana göre hayat sürmeyi adet edinmişiz. Daha doğrusu bulunduğumuz an hep devam edecekmiş gibi geliyor bize.
Hâlbuki zaman sadece hızla geçmiyor, yanı sıra yeni şeyleri de taşıyor beraberinde. Kazma ile tarla kazmak pulluk ile son bulurken, pulluğu ise traktörler devre dışı bıraktı.
Saatlerimiz bile değişti. Vasati ve ezani vakitler aynı zamanı gösterirken farklı saat dilimi hayatımıza girmişti.
Artık yediğimiz ekmekleri bile fabrikalar pişiriyor. Hatta bazı bakkal veya fırınlarda “Ekşi maya” veya “Taş fırın” ekmeği diye reklamlar var. Hâlbuki yarım asır önce hem ekmek yaptığımız unlarımız tabii idi hem de fırınlarımızda odundan faydalanırdık. Zaman ilerledi hamuru bile makine yoğurmaya başladı.
Okula başlar başlamaz bir de bakmışız yirmili yaşların ortasındayız. Daha saçlarımıza ak düşmeden mevcut andan çok maziden bahseder olduk. Hayallerimizin gerçekleşmeyen tarafları üzdü bizi. Bir sonraki nesle bazı şeyleri anlatmakta güçlük çektik. Anlattık anlatmasına da inandıramaz olduk.
Ya anlattıklarımız masal gibi geldi onlara, ya da “Onlar eskidendi” şeklinde cevaplar aldık. Hatta bazıları anlattıklarımızı bizim uydurduğumuz hayali hikâyeler sandı. Bu arada sözüm ona aklınca “bilimsel(!)” olduğunu sanan kişiler anlattığımız her şey için “Belgesi var mı?” diye soru sordu.
Yapılacak iş çok basitti. Her sınıftan en az bir kişi günlük tutsa veya her köyden birkaç kişi bulunduğu yere ait hatıralarını yazsa ülke çapında devasa bir belge çıkar ortaya. Öyle ya, o kadar insan aynı şeyleri uyduruyor olamaz ya…
Daha yarım asrı devirmeden dünyamız değişti. Ülkenin üçte birinde ancak olan elektrik her eve girdi. Sular artık çeşmelerden değil evlerdeki musluklardan akar oldu. Parayla ama olsun. Nihayetinde günün 24 saatinde musluklarımızdan sular akıyordu.
Kil ve kül ile yıkanan elbiseler, önce sabun sonra muhtelif kimyasallarla tanıştı. Ütü denilen keşif isteyen her evde kullanılır oldu. Çamaşırlarımızı bile makineler yıkadı. Dahası yine makineler kuruttu.
Biz bu değişiklerin olduğunu önce fehmedemedik. Sanki hep varmış gibi geldi bize. Zaman içinde hızlı bir geçmişi hayal ettiğimizde neleri ardımızda bıraktığımızı öğrendik.
Bütün bunlar sözlü bir aktarımla öğrenildi. Çünkü yaşayanlardan anlatan oluyordu. Tabii bu anlatılanları beğenmeyenler olduğu gibi yukarıda da zikredildiği üzere inanmayanlar da oldu.
Yarınlarda bizi neler bekliyor?
Tabii bunu önceden bilmek mümkün değil. Ancak son yirmi senede değişenleri görünce önümüzdeki yirmi yıl içinde bizi neler bekliyor bilemeyiz.
Onun için güne dair notlar bizim nasıl bir değişikliğe uğradığının bir vesikası olacak.
Yarınlara yön vermek için düne dair bilgilerimizden faydalanırız. Hafıza “dün”dür. Hatıra “dün”dür. Hafızası olmayan toplumların hatıraları da olmaz. İnsan nereden nereye geldiğini bilemezse nereye gideceğini de bilemez.
Hâsılı yarınlarımızı “dünde” kaybetmememiz lazım. Dünümüzü kaydetmezsek, yarınımızı kaybederiz. Bazı kayıpları telafisi on yıllar alır.
Bugün hayatımızda bulunan her yeniliğin dün yani geçmişte tecrübe edilmişliği vardır. Ancak her deney anında netice vermeyebilir. İlim sabır ister ve zahmetli bir iştir. Zahmetli işlerin ise meyvesi tatlı olur. Kendimize, yakınlarımıza, ülkemize ve insanlığa katkı sunmak için başarılı veya başarısız bütün denemelere ihtiyacımız vardır.
Başarısızlıktan ders çıkarıp, başarılı olanları da geliştirip çoğaltmalıyız.
Atalarımız “Ağaç yaş iken eğilir” demiş. Yarınlara düne ait bir şeyler bırakalım. Ola ki aralarından işe yarar bir şey çıkar.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.