Şöyle bir düşündüm de ülke genelinde çıkan gazete ve dergilere mi yazmak daha kolay yerel gazete ve dergilere mi diye.
Sahi kişilerin böyle bir fırsatı olsa hangisine yazmak daha zor olur?
Âdetim gereği yazdığım bütün gazetelerde diğer köşe arkadaşlarımı okurum. Hatta seyahat etme ihtimalim az olan başka yerlerde bulunan gazetelerdeki yazarları dahi.
Yerel gazetelerde 2005 senesinden beri yazmaktayım. Ünye’ye atanmamın altıncı senesinden itibaren her hafta yazmaya devam ettim. Daha sonra yazdığım gazete sayıları arttı. Yer olarak; Fatsa, Ünye, Taşova, Akkuş, Terme, Merzifon ve Osmancık gazetelerinde yazı yazdım.
Ben bu ilçelerde yazılarımı yazarken diğer köşe arkadaşlarımı okurdum. Hatta bulunduğum yerde çıkan benim yazmadığım yazarları bile okumaya çalışırdım.
Peki, bunu neden yapıyordum?
Öncelikle daha çok hangi konulara temas ediyorlardı. İkincisi de aynı konulara isabet eden konulara bakış açımız neydi?
Ben 2005 senesinden beri yazdığım gazeteye binin üzerinde yazı yazmışım. Terme’ye 13 sene içinde yedi yüzden fazla yazı, Taşova’da ise üç senede üç yüzün üzerinde yazı kaleme almışım.
Süresini tam olarak bilmiyorum ana Fatsa’ya da haftada üç yazı yazıyorum.
Gelelim girişteki soruya. Genel mi zor, yerel mi?
Nadir de olsa ülke genelinde çıkan gazetelerde “Misafir Kalemler” veya “Sizden Gelenler” başlığı altında yazılar ve şiirler de yazdığım olmuştu. Yazı ülkenin her yerinde okunacağından ve onların da hiçbiri beni tanımadığından biraz meydanı boş bulmuşluğum oluyordu.
Tabi tanınmamış olmanın da vermiş olduğu rahatlıkla istediğim gibi yazma hakkına sahip görüyordum kendimi? Ya, yerel gazeteler öyle mi?
İşte burada durum değişiyor. Öncelikle bölgenin veya coğrafyanın hassasiyetlerine dikkat etmek gerekiyor. Sana sormasalar da gazeteni yetkili kişilerine “Bu ne biçim yazar, nereden buldunuz” gibi soruların “çok” sorulmaması için bir nevi bir “otokontrol” mekanizması gerçekleşiyor; kendi, yazımızı kendimiz sansürlemiş oluyoruz.
Tabii yerel gazetelerde konu bulmak da zor. Ancak diğer yazarlara baktığımızda yarı siyasi veya kendi iklim yapısına göre ders verir nitelikte yazılar yazıyorlar. Bunun da sonu çabuk geliyor. Bu da kısa süre sonra sayfalardan uzaklaşmak anlamına geliyor ki eskiler buna “Bir atımlık barutu vardı” diye tanımlıyorlar.
Günümüzde internet denilen sihirli “iletişim” sistemi sayesinde yerel ve genel birbirine benzer oldu. Yazı içinde geçen bir kelime ile Google Efendi senin aramadığın bir şeyi de önüne getiriyor. Yine Sosyal Medya diye adlandırılan; Facebook, İnstagram, Twitter gibi yerle ile mail’ler bilgileri hızlıca bir diğer yere ulaştırabiliyor. WhatsApp ve SMS ayrı bir yer.
Kısaca yerelde yazmak teknik açıdan zor olmasa da konu açısından yazar üzerinde biraz baskı hissettiriyor.
Yerel gazetelerde yazan kişiler her gün yazdıkları yerde halkın arasında olduğundan; her biri yanına gelip; “Yahu bunu niye böyle yazdın?” diye bir soru sorabiliyor. Ancak ülke genelinde yazan yazarlar bu tür sorulara nadir muhatap olurlar. Yani yerele göre daha rahttırlar.
Yazan biri için yazı yazmak bazen kendisiyle sohbet etmesi demektir. Bazen de düşündüklerini veya hissettiklerini başkalarına da aktarmaktır.
Yerel ve genel bütün yazar arkadaşlara selam ve hürmetlerimi sunarım.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ZEKİ ORDU
YEREL YAZARLAR
Şöyle bir düşündüm de ülke genelinde çıkan gazete ve dergilere mi yazmak daha kolay yerel gazete ve dergilere mi diye.
Sahi kişilerin böyle bir fırsatı olsa hangisine yazmak daha zor olur?
Âdetim gereği yazdığım bütün gazetelerde diğer köşe arkadaşlarımı okurum. Hatta seyahat etme ihtimalim az olan başka yerlerde bulunan gazetelerdeki yazarları dahi.
Yerel gazetelerde 2005 senesinden beri yazmaktayım. Ünye’ye atanmamın altıncı senesinden itibaren her hafta yazmaya devam ettim. Daha sonra yazdığım gazete sayıları arttı. Yer olarak; Fatsa, Ünye, Taşova, Akkuş, Terme, Merzifon ve Osmancık gazetelerinde yazı yazdım.
Ben bu ilçelerde yazılarımı yazarken diğer köşe arkadaşlarımı okurdum. Hatta bulunduğum yerde çıkan benim yazmadığım yazarları bile okumaya çalışırdım.
Peki, bunu neden yapıyordum?
Öncelikle daha çok hangi konulara temas ediyorlardı. İkincisi de aynı konulara isabet eden konulara bakış açımız neydi?
Ben 2005 senesinden beri yazdığım gazeteye binin üzerinde yazı yazmışım. Terme’ye 13 sene içinde yedi yüzden fazla yazı, Taşova’da ise üç senede üç yüzün üzerinde yazı kaleme almışım.
Süresini tam olarak bilmiyorum ana Fatsa’ya da haftada üç yazı yazıyorum.
Gelelim girişteki soruya. Genel mi zor, yerel mi?
Nadir de olsa ülke genelinde çıkan gazetelerde “Misafir Kalemler” veya “Sizden Gelenler” başlığı altında yazılar ve şiirler de yazdığım olmuştu. Yazı ülkenin her yerinde okunacağından ve onların da hiçbiri beni tanımadığından biraz meydanı boş bulmuşluğum oluyordu.
Tabi tanınmamış olmanın da vermiş olduğu rahatlıkla istediğim gibi yazma hakkına sahip görüyordum kendimi? Ya, yerel gazeteler öyle mi?
İşte burada durum değişiyor. Öncelikle bölgenin veya coğrafyanın hassasiyetlerine dikkat etmek gerekiyor. Sana sormasalar da gazeteni yetkili kişilerine “Bu ne biçim yazar, nereden buldunuz” gibi soruların “çok” sorulmaması için bir nevi bir “otokontrol” mekanizması gerçekleşiyor; kendi, yazımızı kendimiz sansürlemiş oluyoruz.
Tabii yerel gazetelerde konu bulmak da zor. Ancak diğer yazarlara baktığımızda yarı siyasi veya kendi iklim yapısına göre ders verir nitelikte yazılar yazıyorlar. Bunun da sonu çabuk geliyor. Bu da kısa süre sonra sayfalardan uzaklaşmak anlamına geliyor ki eskiler buna “Bir atımlık barutu vardı” diye tanımlıyorlar.
Günümüzde internet denilen sihirli “iletişim” sistemi sayesinde yerel ve genel birbirine benzer oldu. Yazı içinde geçen bir kelime ile Google Efendi senin aramadığın bir şeyi de önüne getiriyor. Yine Sosyal Medya diye adlandırılan; Facebook, İnstagram, Twitter gibi yerle ile mail’ler bilgileri hızlıca bir diğer yere ulaştırabiliyor. WhatsApp ve SMS ayrı bir yer.
Kısaca yerelde yazmak teknik açıdan zor olmasa da konu açısından yazar üzerinde biraz baskı hissettiriyor.
Yerel gazetelerde yazan kişiler her gün yazdıkları yerde halkın arasında olduğundan; her biri yanına gelip; “Yahu bunu niye böyle yazdın?” diye bir soru sorabiliyor. Ancak ülke genelinde yazan yazarlar bu tür sorulara nadir muhatap olurlar. Yani yerele göre daha rahttırlar.
Yazan biri için yazı yazmak bazen kendisiyle sohbet etmesi demektir. Bazen de düşündüklerini veya hissettiklerini başkalarına da aktarmaktır.
Yerel ve genel bütün yazar arkadaşlara selam ve hürmetlerimi sunarım.