Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, Fatsa’da düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya gelerek hem ülke gündemine hem de bölgedeki kritik konulara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 13.05.2026 17:49
Haber Güncellenme Tarihi: 13.05.2026 17:52
Kaynak:
Haber Merkezi
Özellikle fındık fiyatları ve Karadeniz’de yürütülen maden arama faaliyetleri üzerinden değerlendirmelerde bulunan Demiröz, tarımın ve üreticinin korunması gerektiğini vurguladı.Fındığın Karadeniz ekonomisinin temel taşı olduğunu ifade eden Demiröz, üreticinin her geçen yıl artan maliyetler nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi. Fındık fiyatlarının belirlenmesinde sürdürülebilir bir modelin esas alınması gerektiğini belirten Demiröz, “Fındık girdi maliyetleri hesaplanırken sürdürülebilir kâr oranı iyi hesaplanmalıdır. 300-350 lira gibi rakamlar yerine üreticinin sürekli kazanabileceği 280 lira seviyelerinde istikrarlı bir fiyat politikası uygulanmalıdır. Burada asıl önemli olan girdi maliyetlerinin yüzde 40 oranında düşürülmesidir. Ancak o zaman hem üretici hem sanayici kazanabilir. Şu an bu hesaplama doğru yapılmadığı için üretici zarar ediyor. Mahsule yüzde 20 oranında fiyat artışı yapılırken gübre, ilaç, işçilik ve diğer girdi maliyetlerine yüzde 40 zam geliyor. Bu dengesizlik üreticiyi üretimden uzaklaştırır. İnsanlar toprağını işlemeyi bırakır” dedi.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasada daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Demiröz, devletin üreticiyi koruyan bir alım politikası oluşturmasının şart olduğunu söyledi. Üreticinin elindeki ürünün tamamını değerinde alabilecek bir sistem kurulması gerektiğini savunan Demiröz, “Toprak Mahsulleri Ofisi üreticinin fındığını iyi bir fiyatla tamamen alabilecek politika geliştirirse hem milli ekonomimiz hem de üreticimiz kazanacaktır. Tarımda böyle bir politika olmadığı için bugün üretici zarar ediyor, yabancı şirketler ise kâr ediyor” ifadelerini kullandı.Fındık fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların üreticiyi olumsuz etkilediğini belirten Demiröz, Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki gücüne rağmen fiyat belirleme noktasında etkisiz bırakıldığını söyledi. “Dünya fındığının yüzde 60’ına sahip olmamıza rağmen fiyatı biz belirleyemiyoruz. Fındığın kıymetini bilmiyoruz. Ürün üzerinde oluşturulan spekülasyonlarla fiyatlar düşürülmeye çalışılıyor. Üreticinin emeği değersiz hale getiriliyor” diye konuştu.
Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Fatsa başta olmak üzere birçok noktada yürütülen maden arama faaliyetlerine de sert sözlerle tepki gösteren Demiröz, bölgenin gerçek zenginliğinin toprak ve tarım olduğunu söyledi. “Bu coğrafyanın asıl altını fındıktır. Maden geçicidir, tarım ise kalıcıdır. Maden çıkarılır, birkaç yıl sonra rezerv biter ve şirketler gider. Geriye talan edilmiş doğa kalır. Ancak fındıkta böyle bir durum yoktur. Bakım yaparsınız, dalları gençleştirirsiniz ve üretim yıllarca devam eder. Madenin rezervi vardır ama fındığın yoktur.
Burada madenden elde edilecek gelir ile tarımdan elde edilen gelir yan yana konulduğunda uzun vadede madenden zarar çıkacaktır” dedi.
Devlet politikalarının sadece bugünü değil geleceği de düşünmesi gerektiğini vurgulayan Demiröz, ekonomik kazanç uğruna doğanın ve tarım alanlarının feda edilmemesi gerektiğini söyledi. “Burada tek hedef para olmamalıdır. Devlet politikası yarını görmeli ve sürdürülebilir olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Giresun genelinde verilen maden arama ruhsatlarına da dikkat çeken Demiröz, ruhsatlandırma sürecinin plansız yürütüldüğünü savundu. “Kanun 5 bin hektara kadar arama ruhsatı verilmesine izin veriyor. Ancak bugün Giresun’un yüzde 85’ine maden arama ruhsatı verilmiş durumda.
Eğer bir bölgede bu kadar geniş alanlarda arama yapılıyorsa demek ki nokta atışı bir çalışma yok, zorla maden bulmaya çalışılıyor. Maden ekonomiye katkı sağlayabilir ancak doğru yerde, kontrollü ve bilimsel yöntemlerle aranmalıdır. Ordu’yu, Giresun’u ya da tüm Karadeniz’i kazarsanız bunun geri dönüşü olmaz” diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
“FATSA’NIN ASIL ALTINI FINDIKTIR”
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, Fatsa’da düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya gelerek hem ülke gündemine hem de bölgedeki kritik konulara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Özellikle fındık fiyatları ve Karadeniz’de yürütülen maden arama faaliyetleri üzerinden değerlendirmelerde bulunan Demiröz, tarımın ve üreticinin korunması gerektiğini vurguladı.Fındığın Karadeniz ekonomisinin temel taşı olduğunu ifade eden Demiröz, üreticinin her geçen yıl artan maliyetler nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi. Fındık fiyatlarının belirlenmesinde sürdürülebilir bir modelin esas alınması gerektiğini belirten Demiröz, “Fındık girdi maliyetleri hesaplanırken sürdürülebilir kâr oranı iyi hesaplanmalıdır. 300-350 lira gibi rakamlar yerine üreticinin sürekli kazanabileceği 280 lira seviyelerinde istikrarlı bir fiyat politikası uygulanmalıdır. Burada asıl önemli olan girdi maliyetlerinin yüzde 40 oranında düşürülmesidir. Ancak o zaman hem üretici hem sanayici kazanabilir. Şu an bu hesaplama doğru yapılmadığı için üretici zarar ediyor. Mahsule yüzde 20 oranında fiyat artışı yapılırken gübre, ilaç, işçilik ve diğer girdi maliyetlerine yüzde 40 zam geliyor. Bu dengesizlik üreticiyi üretimden uzaklaştırır. İnsanlar toprağını işlemeyi bırakır” dedi.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasada daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Demiröz, devletin üreticiyi koruyan bir alım politikası oluşturmasının şart olduğunu söyledi. Üreticinin elindeki ürünün tamamını değerinde alabilecek bir sistem kurulması gerektiğini savunan Demiröz, “Toprak Mahsulleri Ofisi üreticinin fındığını iyi bir fiyatla tamamen alabilecek politika geliştirirse hem milli ekonomimiz hem de üreticimiz kazanacaktır. Tarımda böyle bir politika olmadığı için bugün üretici zarar ediyor, yabancı şirketler ise kâr ediyor” ifadelerini kullandı.Fındık fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların üreticiyi olumsuz etkilediğini belirten Demiröz, Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki gücüne rağmen fiyat belirleme noktasında etkisiz bırakıldığını söyledi. “Dünya fındığının yüzde 60’ına sahip olmamıza rağmen fiyatı biz belirleyemiyoruz. Fındığın kıymetini bilmiyoruz. Ürün üzerinde oluşturulan spekülasyonlarla fiyatlar düşürülmeye çalışılıyor. Üreticinin emeği değersiz hale getiriliyor” diye konuştu.
Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Fatsa başta olmak üzere birçok noktada yürütülen maden arama faaliyetlerine de sert sözlerle tepki gösteren Demiröz, bölgenin gerçek zenginliğinin toprak ve tarım olduğunu söyledi. “Bu coğrafyanın asıl altını fındıktır. Maden geçicidir, tarım ise kalıcıdır. Maden çıkarılır, birkaç yıl sonra rezerv biter ve şirketler gider. Geriye talan edilmiş doğa kalır. Ancak fındıkta böyle bir durum yoktur. Bakım yaparsınız, dalları gençleştirirsiniz ve üretim yıllarca devam eder. Madenin rezervi vardır ama fındığın yoktur.
Burada madenden elde edilecek gelir ile tarımdan elde edilen gelir yan yana konulduğunda uzun vadede madenden zarar çıkacaktır” dedi.
Devlet politikalarının sadece bugünü değil geleceği de düşünmesi gerektiğini vurgulayan Demiröz, ekonomik kazanç uğruna doğanın ve tarım alanlarının feda edilmemesi gerektiğini söyledi. “Burada tek hedef para olmamalıdır. Devlet politikası yarını görmeli ve sürdürülebilir olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Giresun genelinde verilen maden arama ruhsatlarına da dikkat çeken Demiröz, ruhsatlandırma sürecinin plansız yürütüldüğünü savundu. “Kanun 5 bin hektara kadar arama ruhsatı verilmesine izin veriyor. Ancak bugün Giresun’un yüzde 85’ine maden arama ruhsatı verilmiş durumda.
Eğer bir bölgede bu kadar geniş alanlarda arama yapılıyorsa demek ki nokta atışı bir çalışma yok, zorla maden bulmaya çalışılıyor. Maden ekonomiye katkı sağlayabilir ancak doğru yerde, kontrollü ve bilimsel yöntemlerle aranmalıdır. Ordu’yu, Giresun’u ya da tüm Karadeniz’i kazarsanız bunun geri dönüşü olmaz” diye konuştu.
Kaynak: Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler