Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Özgür Enginyurt, vatandaşlara kritik uyarılarda bulunarak, özellikle su kaynakları konusunda çok dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 02.06.2026 18:02
Haber Güncellenme Tarihi: 02.06.2026 18:04
Kaynak:
Haber Merkezi
Ordu’da etkili olan sağanak yağışların ardından meydana gelen sel ve heyelanlar, yalnızca yolları ve tarım arazilerini değil, halk sağlığını da tehdit ediyor.Sel ve heyelanların ardından en büyük risklerden birinin su kaynaklarının kirlenmesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Enginyurt, kanalizasyon ve yüzey sularının içme suyu hatlarına karışabileceğini belirtti. Bu nedenle vatandaşların, kaynak suyu ya da şebeke suyu ayrımı yapmadan tüm suları riskli kabul etmesi gerektiğini vurguladı.
“Su berrak görünebilir ancak içinde gözle görülmeyen bakteri ve virüsler bulunabilir” diyen Enginyurt, içme ve kullanım amaçlı suların mutlaka kaynatılarak tüketilmesini önerdi.
Karadeniz’in coğrafi yapısı nedeniyle yoğun yağışların artık hayatın bir parçası haline geldiğini belirten Enginyurt, özellikle yaz aylarında köy nüfusunun artmasıyla birlikte sağlık risklerinin de büyüdüğünü söyledi. Geçmiş yıllarda yaşanan sel felaketlerinin ardından mide ve bağırsak enfeksiyonlarında ciddi artışlar görüldüğünü hatırlatan Enginyurt, vatandaşların önlem almadan hareket etmemesi gerektiğini ifade etti. KAYNATILAN SUDAKİ “SASUK” TADA ÇÖZÜM
Vatandaşların sıkça şikâyet ettiği kaynatılmış suyun tadına da değinen Enginyurt, ilginç bir yöntemi paylaştı. Kaynatılan ve soğutulan suyun bir sürahiden diğerine birkaç kez aktarılmasıyla havayla temas edeceğini ve oluşan farklı tadın büyük ölçüde kaybolacağını söyledi. Su kaynatma imkânının olmadığı durumlarda ise klor tabletlerinin kullanılabileceğini belirten Enginyurt, geçmiş yıllarda sağlık müdürlükleri tarafından ücretsiz dağıtılan bu tabletlerin afet dönemlerinde önemli bir koruma sağladığını dile getirdi. DİŞ FIRÇALARKEN BİLE RİSK VAR
Prof. Dr. Enginyurt’un dikkat çektiği bir diğer konu ise günlük kullanım suları oldu. Sel sonrası dönemde sadece içilen suyun değil, ağız çalkalamada ve diş fırçalamada kullanılan suyun da güvenli olması gerektiğini söyleyen Enginyurt, kirli suyun çok küçük miktarlarda bile yutulmasının enfeksiyonlara yol açabileceğini ifade etti.
Özellikle çocukların bu konuda daha büyük risk altında olduğunu belirten Enginyurt, ailelerin hijyen kurallarına ekstra özen göstermesi gerektiğini söyledi. BUZU DA UNUTMAYIN!
Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı günlerde vatandaşların sık yaptığı bir hataya da dikkat çeken Enginyurt, çeşme suyundan yapılan buzların sanıldığı kadar masum olmadığını belirtti. “Su donduğunda içindeki mikroorganizmalar yok olmaz” uyarısında bulunan Enginyurt, buz yapımında da mutlaka kaynatılıp soğutulmuş su kullanılması gerektiğini vurguladı. SEL SUYUNA TEMAS EDEN KIYAFETLER TEHLİKE SAÇABİLİR
Sel bölgelerinde çalışan vatandaşların kıyafetleri konusunda da uyarılarda bulunan Enginyurt, çamur ve sel suyuyla temas eden giysilerin doğrudan ev ortamına taşınmaması gerektiğini söyledi. Bu kıyafetlerin yüksek sıcaklıkta yıkanması ve mümkünse ütülenmesi gerektiğini belirten Enginyurt, afet sonrası dönemde hijyen kurallarının hayati önem taşıdığını kaydetti.
Uzmanlar, sel sularının çekilmesinin risklerin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtiyor. Görünmeyen tehlikenin kirli su ve hijyen eksikliği olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özgür Enginyurt, vatandaşları tedbiri elden bırakmamaları konusunda uyardı. Selin ardından hastalıklarla mücadele etmemek için bugün alınacak küçük önlemlerin büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
SELDEN SONRA OLUŞANGÖRÜNMEYEN TEHLİKE!
Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Özgür Enginyurt, vatandaşlara kritik uyarılarda bulunarak, özellikle su kaynakları konusunda çok dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Ordu’da etkili olan sağanak yağışların ardından meydana gelen sel ve heyelanlar, yalnızca yolları ve tarım arazilerini değil, halk sağlığını da tehdit ediyor.Sel ve heyelanların ardından en büyük risklerden birinin su kaynaklarının kirlenmesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Enginyurt, kanalizasyon ve yüzey sularının içme suyu hatlarına karışabileceğini belirtti. Bu nedenle vatandaşların, kaynak suyu ya da şebeke suyu ayrımı yapmadan tüm suları riskli kabul etmesi gerektiğini vurguladı.
“Su berrak görünebilir ancak içinde gözle görülmeyen bakteri ve virüsler bulunabilir” diyen Enginyurt, içme ve kullanım amaçlı suların mutlaka kaynatılarak tüketilmesini önerdi.
Karadeniz’in coğrafi yapısı nedeniyle yoğun yağışların artık hayatın bir parçası haline geldiğini belirten Enginyurt, özellikle yaz aylarında köy nüfusunun artmasıyla birlikte sağlık risklerinin de büyüdüğünü söyledi. Geçmiş yıllarda yaşanan sel felaketlerinin ardından mide ve bağırsak enfeksiyonlarında ciddi artışlar görüldüğünü hatırlatan Enginyurt, vatandaşların önlem almadan hareket etmemesi gerektiğini ifade etti.
KAYNATILAN SUDAKİ “SASUK” TADA ÇÖZÜM
Vatandaşların sıkça şikâyet ettiği kaynatılmış suyun tadına da değinen Enginyurt, ilginç bir yöntemi paylaştı. Kaynatılan ve soğutulan suyun bir sürahiden diğerine birkaç kez aktarılmasıyla havayla temas edeceğini ve oluşan farklı tadın büyük ölçüde kaybolacağını söyledi. Su kaynatma imkânının olmadığı durumlarda ise klor tabletlerinin kullanılabileceğini belirten Enginyurt, geçmiş yıllarda sağlık müdürlükleri tarafından ücretsiz dağıtılan bu tabletlerin afet dönemlerinde önemli bir koruma sağladığını dile getirdi.
DİŞ FIRÇALARKEN BİLE RİSK VAR
Prof. Dr. Enginyurt’un dikkat çektiği bir diğer konu ise günlük kullanım suları oldu. Sel sonrası dönemde sadece içilen suyun değil, ağız çalkalamada ve diş fırçalamada kullanılan suyun da güvenli olması gerektiğini söyleyen Enginyurt, kirli suyun çok küçük miktarlarda bile yutulmasının enfeksiyonlara yol açabileceğini ifade etti.
Özellikle çocukların bu konuda daha büyük risk altında olduğunu belirten Enginyurt, ailelerin hijyen kurallarına ekstra özen göstermesi gerektiğini söyledi.
BUZU DA UNUTMAYIN!
Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı günlerde vatandaşların sık yaptığı bir hataya da dikkat çeken Enginyurt, çeşme suyundan yapılan buzların sanıldığı kadar masum olmadığını belirtti. “Su donduğunda içindeki mikroorganizmalar yok olmaz” uyarısında bulunan Enginyurt, buz yapımında da mutlaka kaynatılıp soğutulmuş su kullanılması gerektiğini vurguladı.
SEL SUYUNA TEMAS EDEN KIYAFETLER TEHLİKE SAÇABİLİR
Sel bölgelerinde çalışan vatandaşların kıyafetleri konusunda da uyarılarda bulunan Enginyurt, çamur ve sel suyuyla temas eden giysilerin doğrudan ev ortamına taşınmaması gerektiğini söyledi. Bu kıyafetlerin yüksek sıcaklıkta yıkanması ve mümkünse ütülenmesi gerektiğini belirten Enginyurt, afet sonrası dönemde hijyen kurallarının hayati önem taşıdığını kaydetti.
Uzmanlar, sel sularının çekilmesinin risklerin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtiyor. Görünmeyen tehlikenin kirli su ve hijyen eksikliği olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özgür Enginyurt, vatandaşları tedbiri elden bırakmamaları konusunda uyardı. Selin ardından hastalıklarla mücadele etmemek için bugün alınacak küçük önlemlerin büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Kaynak: Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler